Power of judgement türkçesi Power of judgement nedir
- Temyiz kudreti.
- Sezgin.
- Temyiz gücü.
- Ayırdetme gücü.
- Hukuk alanında kullanılır.
Power of judgement ingilizcede ne demek, Power of judgement nerede nasıl kullanılır?
Power : Takat. Erk. Güçlülük. Tesir. Hegemonya. Yapma gücü. Güç. Vekaletname. Yetke. Çıngı.
Of : -den övünerek bahsetmek. Nin. In. Den. -den. Hakkında. -nın. Li. -nin. Karşı.
Judgement : Değerlendirme. Netice. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Düşünce. Karar. Bkz.judgment. Vergi veren ya da alanların beliren yükümlülüklere yasal nedenler ileri sürerek direnmeleri ve karşıt olmaları halinde üst inceleme örgütünün bu konu üzerinde yeniden yapacağı araştırma ve incelemeler sonucu varacağı sınırlı ve yazılı yargı. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Muhakeme. Tahmin.
Power of a test : Sınamanın gücü. Test kuvveti. Sınama gücü.
Power of attorney : Vekalet. Vekaletname. Temsil yetkisi. Vekalet belgesi.
Power of sale : Satış yetkisi.
Power of persuasion of great marks : Olumlu etkisi nedeniyle, halkın o marka ile satılan malların iyi kaliteli olduğuna inanması. Büyük markaların inandırma gücü.
Power of test : Tip ıı hata olan betanın, l'den çıkarılmasıyla elde edilen değer. Testin gücü.
Power of life and death : İdam veya af yetkisi. İdam etme veya af yetkisi.
Power of discernment : Ayırdetme gücü. Ayırt etme kabiliyeti. Ayırt etme gücü. Farik mümeyyizlik.
İngilizce Power of judgement Türkçe anlamı, Power of judgement eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Power of judgement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mental capacity : Zihinsel kapasite. Zihin gücü. Bireyin fiziksel özelliğine ve ruhsal yapısına bağlı olarak gelişen genel ya da özel zihin yeteneği. bireyin çevresindeki canlı ve cansız varlıklar ile türlü sorunları tanıyarak yapılması gereken işlemleri öğrenme, elde edilen yaşantılardan yararlanma yetisi. Şuur.
Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.
Administrative districts : İdari bölge. İdari bölüm. İlçe. Kaza.
Administration of justice : Yargı idaresi. Yargı. Adliye. Kaza uygulamaları. Adalet yönetimi.
Abstainer : Müstenkif. İçki içmeyen kimse. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. Çekimser kalan biri. Sakınan kişi. Çekimser.
Power of discernment : Farik mümeyyizlik. Ayırt etme kabiliyeti. Ayırt etme gücü.
Abetment : (suça) yardımda bolunmak. Kışkırtma. Tahrik ve teşvik. Cesaretlendirme. Yardakçılık etme. Tahrik etme. Suça katılma. Suç ortaklığı. Azmettirme.
Discretion : Uygun görme. Takdir hakkı. Dikkat. Tedbir. Sağduyulu olma. Ağzı sıkılık. İhtiyat. Hoşgörü. İncelik.
Responsibilities : Sağlamlık. Ödeme gücü. Sorumluluklar. Mesuliyet. Güvenilirlik. Yükümlülük. Sorumluluk.
Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler.
Power of judgement synonyms : a wide saloon, examinator, act of witness, acts contra bonos mores, allegation, responsibility, annulment, administer an oath, abstention, accused, abduction, american law of corporation.

Bu kısımda Power of judgement kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Power of judgement ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Power of judgement anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Power of judgement ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.