Responsibilities türkçesi Responsibilities nedir

Responsibilities ile ilgili cümleler

English: Ali has taken on additional responsibilities.
Turkish: Ali ek sorumluluklar aldı.

English: I have responsibilities.
Turkish: Benim sorumluluklarım var.

English: I think it's time for me to start taking my responsibilities seriously.
Turkish: Sanırım sorumluluklarımı ciddiye almaya başlamamın zamanıdır.

English: I don't like to take on such heavy responsibilities.
Turkish: Bunun gibi ağır sorumlulukları üstlenmek istemiyorum.

English: An individual has rights and responsibilities.
Turkish: Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.

Responsibilities ingilizcede ne demek, Responsibilities nerede nasıl kullanılır?

Irresponsibilities : Sorumsuzluk. Mesuliyetsizlik.

Responsibility : Sorum. Sorumluluk. Sağlamlık. Güvenilirlik. Yük. Uhde. Mesuliyet. Temyiz gücü. Yükümlülük. Ödeme gücü.

A sense of responsibility : Sorumluluk duygusu.

Accept responsibility : Sorumluluk kabul etmek.

Accept responsibility for : Sorumluluğunu üzerine almak.

Bear responsibility : Sorumluluk taşımak. -den sorumlu olmak. Sorumluluk sahibi olmak.

Bear no responsibility for : Sorumlusu olmamak.

Burden of responsibility : Sorumluluğun ağırlığı. Bir görev veya yükümlülüğün yükü.

 

Bearing responsibility : Sorumluluk alma. Sorumluluk taşıma.

Area of responsibility : Sorumluluk alanı. Sorumluluk sahası. Mesuliyet sahası.

İngilizce Responsibilities Türkçe anlamı, Responsibilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Responsibilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Durability : Bir oluşum ya da sürecin değişmez özellikler kazanarak süregelmesi. Dayanırlık. Devam. Sürecenlik. Devamlılık. Mukavemet. Dayanıklılık. Süreklilik.

Accountableness : Sorumlu olabilme niteliği. Mali yönden sorumluluk.

Lustiness : Çevreleyen. İştah. Şiddet. Canlılık. Kuvvet.

Reliability : Güven sınırı. Aynı işlemle, benzer koşullarda yinelenen ölçümlerin, ölçülen konunun iki ölçüm arasında değişmemesi koşuluyla benzer sonuçlar verme özelliği, bk. geçerlik. Güvenirlik. İtimat. Güvenlilik. Güven. Bir testin, ölçmesi gereken şeyi her uygulanışında aynı biçimde ölçmede gösterdiği tutarlık derecesi. Bir ölçünün, bir bilimsel açıklamanın ölçmek ya da açıklamak istediği şeyi tutarlı biçimde ve doğru olarak ölçmesi, açıklaması niteliği. Herhangi bir aygıtın ya da bu aygıtı oluşturan bölümlerin gerektiği biçimde çalışma olasılığının derecesi.

Liability : Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Yabancı kaynak. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu borçların toplamı, diğer bir deyişle kaynak ile özkaynak arasındaki fark. Engel. Başkasına ilişkin bir dokuncanın buna yer verenince karşılanması, ödenmesi. sorumlu olma. Yüklenme. Bilançonun borçlu yanı. bk. yabancı kaynak. Pasif. Ödenecek borç.

 

Commitment : Üstlenme. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Hapis hükmü. Kesin karar. Taahhüt. Teslim etme. Vaat. Bağlanma.

Blame : Suçu birinin üstüne atmak. Kabahat. Suçlama. Sorumlu tutmak. Kınama. Suçlamak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suç. Ayıplamak.

Fastness : Mahfuz yer. Sebat. Dayanıklılık. Çabukluk. Sıkılık. Uçarılık. Sabır. Korunak. Sabitlik derecesi.

Integrity : Bütünleşmişlik. Bozulmamışlık. Bütünlük. Bütünlük kavramı. İstikamet. Tamlık. Doğruluk. Namus.

Health : Sağlık durumu. Sıhhat. Sağlık. Afiyet. Keyif. Beden sağlığı. Esenlik. Can sağlığı. Dirlik.

Responsibilities synonyms : encumbrance, onuses, faithfulness, solvencies, mental capacity, answerability, power of judgement, authenticity, authenticities, responsibility, compulsions, honestness, credibility, care, solidities, encumbrances, engagement, compulsion, charge, haleness, onus, duties, liabilities, answerableness, entireness, solidity, burden, durableness, duty, reliableness, imposition of duties, firmness, amenability.