Practicals türkçesi Practicals nedir

Practicals ingilizcede ne demek, Practicals nerede nasıl kullanılır?

Practical arts : Ortaokul öğrencilerine gündelik yaşayışlarında yararlanacakları beceri ve alışkanlıkları kazandırmak amacıyla ve genellikle cinsel ayrılıklar göz önünde tutularak okutulan ticaret işleri, tarım işleri, el işleri ve ev işlerinden oluşan ders topluluğu. İş bilgisi.

Practical cources : Deney odası etkinliğini, işlik ve klinik çalışmalarını ya da alan incelemelerini gerektiren dersler. Uygulamalı dersler.

Practical experiences : Uygulama bilgileri. Pratik. Bir şeyi kolaylıkla, ustaca yapabilme bilgileri.

Practical intelligence : Uygulamalı bilgiler edinmeye ya da iş başında öğrenmeye yatkın zeka. seçme ve değerlendirme gerektiren durumlarda uygun karar verme bakımından başarılı zeka. Kılgısal zeka. Pratik zeka.

Practical joke : Eşek şakası. El şakası. Muziplik.

Practical reason : Kılgılı us.

Practical trade school : Kılgılı sanat okulu. Öğrencilere döşemecilik, frezecilik, kaynakçılık vb. yeni bir meslek öğreten, belli bir işte bilgi ve yeterliklerini arttırmak isteyen gençlere ve yetişkinlere eğitim olanağı sağlayan, ilkokula dayalı meslek okulu.

 

I would like to see a practical set of luggage : .

Practical : Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey. Yükselti. Kılgısal. Uygulamalı. Yalnız düşünce alanında kalmayıp eyleme dönüşen, uygulanabilen. Denence(li). Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, tatbiki, pratik, ameli. İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri.

Practicality : Uygulanabilirlik. Kullanışlılık. Uygulanabilme. Pratik iş. Pratik şey. Pratiklik.

İngilizce Practicals Türkçe anlamı, Practicals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Practicals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Applicable : Yürürlükte bulunmak. İlgili. Uyarlanabilir. Geçerli. Uygun. Kılgın. Yerinde. Bağıntı kurmak.

Object glass : Objektif camı.

In point of fact : Gerçek şu ki. Gerçekte. Aslına bakarsanız. Hakikaten. Aslında. Aslına bakıldığında. Şu bir gerçek ki. Aslını ararsan. Aslını sorarsan.

Bona fide : İyi niyet. Bona fide. Hilesiz. İyi niyetle. İyi niyetli. İçten. Gerçek. Hakiki.

Operable : Ameliyat edilebilir. Çalışılabilir. Çalıştırılabilir. Operabl. Çalıştırılabilir durumda. İşletilebilir.

Genuinely : Hakikaten. Gerçek olarak.

Clinical : Soğukkanlı. Umursamaz. İlgisiz. Soğuk. Tarafsız. Klinikle ilgili. Hasta başında yapılan. Klinikal. Klinik.

Hardheaded : Makul düşünen. Makul düşünüşlü. Mantıklı. Kurnaz. Dik başlı. Zeki. Becerikli. İnatçı. Direngen.

Of value : Anlamlı. Yararlı. Değeri olan. Değerli. Önemli. Az bulunan. Kıymetli.

 

Well nigh : Çok yakın. Yaklaşık. Neredeyse. Hemen hemen.

Practicals synonyms : for real, pragmatical, applied, pragmatic, even handed, workable, general purpose, about, viable, down to earth, implementable, handy, almost, serviceable, functional, matter of fact, applicatory, in the rough, practicable, detached, more or less, for good and all, handiest, interoperable, nearly, circa, exercisable, manageable, possible, the more, affectivity, impartial, wellnigh.

Practicals zıt anlamlı kelimeler, Practicals kelime anlamı

Unserviceable : Gayrifaal. Kullanım dışı. Yaramaz. Kullanılamaz. Kullanışsız. Yararsız. Faydasız. Kullanılmayan. İşe yaramaz. Hizmete elverişsiz.

Impractical : Beceriksiz. Pratik olmayan. Yapılamaz. Kullanışsız. Mantıksız. Uygulanamaz. Saçma. Kullanışlı olmayan. Pratikten yoksun. Elverişsiz.

Abstract : Soyutlamak. Özet çıkarmak. Çekmek. Genel. Aşırmak. Soyut. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Almak. Damıtmak (biyoloji terimi).

Practicals antonyms : impossible, unrealistic, impracticality.