Praises türkçesi Praises nedir

Praises ile ilgili cümleler

English: Nobody praises my country.
Turkish: Kimse ülkemden övgüyle söz etmedi.

English: Every fox praises its tail.
Turkish: Herkes kendi yaptığıyla övünür.

English: Nobody ever praises him.
Turkish: Hiç kimse onu övmez.

English: He tries to be unlikable. People make fun of him, and no one praises him.
Turkish: O sevimsiz olmaya çalışıyor. İnsanlar onunla alay ediyor ve hiç kimse onu övmüyor.

English: Everyone praises the boy.
Turkish: Herkes çocuğu övüyor.

Praises ingilizcede ne demek, Praises nerede nasıl kullanılır?

Heaped praises on : Hakkında iyi şeyler söyledi. İltifat etti. Övdü. Övgüler yağdırdı.

Sing the praises of : Öve öve bitirememek. Övmek. Göklere çıkarmak.

Sang his praises : Ona methiyeler dizmiş. Onu methetmiş. Onun hakkında harika şeyler söylemiş. Onu öve öve göklere çıkarmış.

Appraises : Takdir biçmek. Değer takdir etmek. Kıymet takdir etmek. Paha biçmek. Değer biçmek. Fiyat saptamak. Değerlendirmek. Değer tespit etmek.

Overpraises : Methiye düzemek. Aşırı övmek. Fazla övmek. Fazla methetmek. Haddinden fazla övmek.

Praise to the skies : Öve öve bitirememek. Öve öve göklere çıkarmak. Göklere çıkarmak.

Accord praise : Övmek.

 

Beyond praise : Nefis. Mükemmel.

Damn with faint praise : (birini) isteksizce övmek. Över gibi yapıp eleştirmek. (birine) isteksizce alkış tutmak.

Reappraises : Yeniden değerlendirmek. Tekrar değer biçmek.

İngilizce Praises Türkçe anlamı, Praises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Praises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Congratulate : Kutlamak. Tebrik etmek.

Eulogizing : Sena etme. Övme. Sitayişle bahsetme. Methetme.

Salute : Selam vermek. Selam verme. Saygıyla selamlamak. Selamlama. Vuruşma ya da yarışmadan önce, iki kılıçoyuncusunun birbirini, sonra yargıcı ve seyircileri savutlarıyle özel biçimde esenlemeleri. Selamlamak. Karşılamak. Karşılama. Selam durma.

Rave : Hezeyan etmek. Deli gibi abuk sabuk konuşmak. Saçmalamak. Deli olmak. Kafayı yemek. Çılgınca bağırıp çağırmak. Sayıklamak. Çıldırmak. Abuk sabuk konuşmak. Balatayı sıyırmak.

Eulogy : Sitayiş. Övme. Methiye. Övgü. Kaside. Sena. Anma konuşması (bir kişinin ardından).

Advertize : Reklamını yapmak. Tanıtım yapmak. İlan vermek. Reklam yapmak. İlan etmek. Duyurmak.

Commended : Övülmüş. Emanet edilmiş. Emanet etmek. Tavsiye etmek. Saygılarını sunmak.

Advertise : İlan vermek. İlanla aramak. Reklam yayınlamak. Bildirmek. Reklam etmek. Satılığa çıkarmak. Tanıtmak. Reklamını yapmak. Duyurmak. Reklam yapmak.

Congratulations : Tebrik ederim. Kutlarım. Tebrikler. Kutlarız. Gözün aydın olsun. Tebrikler!. Tesenna.

Troll : Oltayla balık tutmak. Tekrar. Döndürmek. Yüksek sesle şarkı söylemek. Oltayı suda sürükleyerek balık tutmak. Bağıra bağıra şarkı söylemek. Tepelerde bulunduğu düşünülen iskandinav kökenli efsanevi dev veya cüce. Olta yemi. Muzip cüce. Trol.

 

Praises synonyms : good word, pean, applaud, bless, puff, puff up, accord praise, sonnet, be thankful, be grateful for, glorify, eulogise, thank, commends, blandish, blesses, extoll, commend, panegyric, flatter, recommend, give thanks to, thank god, extol, brags, compliment, boosted, kudos, thanked, return thanks, build up, commendation, boost.

Praises zıt anlamlı kelimeler, Praises kelime anlamı

Disparage : Aleyhinde konuşmak. Küçük düşürmek. Adamdan saymamak. Kötülemek. Aşağı görmek. Batırmak. Hor görmek. Kötümsemek. Küçük görmek. Küçümsemek.

Criticize : Eleştirmek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Kritiğini yapmak. Eleştiri yöneltmek. Kritik etmek. Yermek. Eleştiri getirmek. Tenkit etmek. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek.

Disapproval : Reddetme. Doğru bulmama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Beğenmeme. Ayıplama. Uygun görmeme. Kınama. Kabul etmeme. İtiraz.