Preamble türkçesi Preamble nedir

Preamble ingilizcede ne demek, Preamble nerede nasıl kullanılır?

Hague preamble : Lahey'e giriş. Lahey sözleşmesi'ne giriş.

Preambles : Girizgah. Açış konuşması. Giriş. Açılış konuşması. Başlangıç. Başlama eki. Gerekçe. Önsöz. Mukaddeme.

Preambulatory : Giriş niteliğinde olan. Başlangıç. Tanıtıcı.

Preamp : Ön yükselteç. Ön amfi. Zayıf sinyalleri güç kuvvetlendiricisinin çalışma seviyesine kadar yükselten devre.

Preamplifier : Preamplifikatör. Ön kuvvetlendirici. Önyükselteç.

Preaccepts : Önceden kabul etmek. Peşinen kabullenmek. Peşinen kabul etmek.

Preaccepting : Peşinen kabullenmek. Önceden kabul etmek. Peşinen kabul etmek.

Preaccept : Peşinen kabul etmek. Peşinen kabullenmek. Önceden kabul etmek.

Preach to : Vaaz vermek. Vazetmek.

Preaccepted : Önceden kabul etmek. Peşinen kabul etmek. Peşinen kabullenmek.

İngilizce Preamble Türkçe anlamı, Preamble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preamble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Opening speech : Açılış 86sı. Başlangıç konuşması.

Main reasons : Başlıca sebepler. Asıl nedenler. Mucip sebepler. Başlıca nedenler. Asıl sebepler. Esbabı mucibe.

 

Alibi : Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. Mazeret. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Özür. Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Suç mahallinden başka yerde. Suçun işlenmesi sırasında başka yerde olduğunu kanıtlama. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma.

Alibiing : Suç anında başka yerde olduğu iddiası. Özür. Suç mahallinden başka yerde. Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. Mazeret. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma.

Anlage : Kaynak. Bir organ veya bölümün ilk fark edilebilir taslağı. Taslak. Bir organ oluşmadan önceki hücre topluluğu.

Commencements : Diploma töreni. Başlama. Bidayet.

Introductions : Tanıtım. Tanıtma. Tanıştırma. Takdim. Getirme.

Anting : Para sürmek. Bop (poker). Para vermek. Bop. Ön. Ödemek. Önce. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para koymak.

Admittances : Giriş izni. Alım. Empedans evrik değeri. Kabul. Giriş hakkı. Giriş ücreti. Admitans.

Corollary : Sonuç. Bir şeyin doğal sonucu. Doğal sonuç. Netice. Bir kaziyenin neticesi.

Preamble synonyms : written document, exordiums, admittance, cradle, prolog, birth, admission, premisses, justifications, advents, beginning, prologue, precede, document, reason, adit, proem, arriving, conceptions, inaugural address, corollaries, exordium, big bang, premising, premise, inaugurals, papers, inaugural speech, prefaced, introductory, debut, welcoming speech, prologing.

Preamble ingilizce tanımı, definition of Preamble

Preamble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make a preamble to. An introduction or preface, as to a book, document, etc. To preface. A introductory portion. To serve as a preamble. Specifically, the introductory part of a statute, which states the reasons and intent of the law.