Precipitator türkçesi Precipitator nedir
Precipitator ingilizcede ne demek, Precipitator nerede nasıl kullanılır?
Thermal precipitator : Isıl çökeltici. Termal çökeltici.
Precipitate : Düşürmek. Telaşlı. Yağmak. Sonucuna ulaşmak. Yoğunlaşmak (yağış). Çökelmek. Aceleci. Sıvı içindeki bir tepkime sonucu, dibe çöken çözünmez özdek (deney tüpünde olduğu gibi). Atmak. Hızlandırmak.
Precipitate boundary : Çökelti sınırı.
Precipitate distribution : Çökelti dağılımı.
Precipitate morphology : Çökelti biçimlenimi. Çökelti morfolojisi. Çökelti biçimseli.
Precipitate phase : Çökelti fazı. Çökelti evresi.
Precipitation : Coğrafya, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çökelim. Aşağı düşme. Çöküntü. Acele. Yağan yağmur veya kar miktarı. Acelecilik. Çökeltme. Yağış miktarı. Çökelme.
Precipitating : Tetikleyici. Çökelmek. Çökelten. Yüksekten atmak. Atmak. Çökelme. Yoğunlaşıp yağmak. Düşürmek. Başlatıcı. Yoğunlaşmak (yağış).
Precipitated calcium carbonat : Geçerli bir kalsiyum karbonat kaynağı olup en az % 33 kalsiyum içermesi zorunlu olan bir ürün. Çöktürülmüş kalsiyum karbonat.
Precipitates : Düşürmek. Atmak. Yoğunlaşıp yağmak. Çökeltmek. Yoğunlaşmak (yağış). Çökelmek. Hızlandırmak. Yüksekten atmak.
İngilizce Precipitator Türkçe anlamı, Precipitator eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Precipitator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bluenoses : Muhafazakar kimse. Gerici. Gerici kimse. Muhafazakar. Tutucu kimse. Bağnaz kimse. Sofu. Bağnaz.
Classifier : Sınırlandırıcı. Klasifikatör. Sınıflara ayıran kimse. Ayıran kimse. Bölümlendirici. Kümeleyici. Sınıflandırıcı. Sınıflandıran kişi.
Strainers : Gergi. Süzek. Filtre elemanı. Kevgir. Gerici. Süzgeç. Elek.
Diacritic : Aksan. Vurgu imi. Vurgu işareti. Ayırıcı işaret. Belirten. Fonetik işaret. Ayıran. Ayıran (vurgu vb). Harfçik.
Dissepimental : Bölen. Bölücü. Ayıran.
Settling : Hesap. Hesaplaşma. Tasman. Yerleşim. Çöktürme. Yerleşme. Halletme. Oturma. İskan.
Conservationist : Yeşilci. Doğacı. Doğal kaynakları koruma yanlısı. Çevreci. Doğal çevreyi koruma yanlısı.
Condenser : Meksefe. Geri soğutucu. Yoğuşturucu. Uçucu bileşenleri yoğunlaştırıp tekrar sıvı hale dönüştüren cam malzeme. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt. Aydınlatma merceği. Kondensör. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ışık kaynağından çıkan ışığı toplayıp belli bir noktaya olanca yeğinliğiyle düşürebilen, özellikle göstericilerde, gösterici ışıtacının ışığını film üzerine düşüren mercek. Yoğunlaştırıcı.
Precipitations : Temel direk. Çöküntü. Yağış miktarı. Aşağı düşme. Yağış. Yağan yağmur veya kar miktarı. Tersip. Düşme. Telaş.
Leaches : Boğata suyu. Filtre etmek. Yıkayarak arıtmak. Filtre etme. Yıkama. Süzmek filtreden geçirmek. Süzmek. Sızmak. Nüfuz etmek.
Precipitator synonyms : electrostatic precipitator, cottrell precipitator, detacher, leach, percolators, strainer, sedimentary, collecting, hidebound, delimiter, detachers, agglomerative, conservationists, gatherers, aggregator, percolator, collectors, dye in the wool, sedimentation, amasser, hardliner, arrester, hardliners, precipitation, concentrator, accumulative, adder, classificator, diacritical, dissolutive, gravitations, decantation, fanatical.
Precipitator ingilizce tanımı, definition of Precipitator
Precipitator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who precipitates, or urges on with vehemence or rashness.

Bu kısımda Precipitator kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Precipitator ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Precipitator anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Precipitator ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.