Predated türkçesi Predated nedir

  • Eski tarih atmak.
  • Önce gelmek.
  • Erken tarih atmak.
  • Erken tarihe almak.
  • Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak.
  • Eski tarihle yazmak.
  • Geçmiş tarihle yazmak.
  • Erken bir tarihe almak.
  • Erkene almak.
  • -den daha önce gelmek.

Predated ingilizcede ne demek, Predated nerede nasıl kullanılır?

Depredated : Yağmalamak. Talan etmek. Kırıp geçirmek.

Predate : Erken tarih atmak. -den daha önce gelmek. Önce gelmek. Erken tarihe almak. Erken bir tarihe almak. Eski tarih atmak. Erkene almak. Geçmiş tarihle yazmak. Eski tarihle yazmak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak.

Predates : -den daha önce gelmek. Erkene almak. Geçmiş tarihle yazmak. Eski tarih atmak. Erken bir tarihe almak. Erken tarih atmak. Önce gelmek. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. Erken tarihe almak. Eski tarihle yazmak.

Depredate : Talan etmek. Yağmalamak. Kırıp geçirmek.

Predating : Erken tarih atmak. Erken bir tarihe almak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. -den daha önce gelmek. Eski tarih atmak. Eski tarihle yazmak. Geçmiş tarihle yazmak. Önce gelmek. Erken tarihe almak. Erkene almak.

Predatory : Yağmacılıkla geçinen. Başkalarının eşine göz koyup elinden almaya çalışan. Yağma ile geçinen. Yırtıcı. Çapulcu. Talancı. Başkasının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Yağmacı. Yırtıcı (hayvan). Başkalarının malına göz koyup elinden almaya çalışan.

 

Predator : Avcı hayvan. Predatör. Yırtıcı. Kendisi için gerekli besin maddelerini diğer tür canlıları yakalayıp, yiyerek sağlayan canlı, predatör. Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren diğer canlı, mikropredatör. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yırtıcı hayvan. Genellikle öldürmek ve yemek için diğer hayvanları avlayan hayvan. Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren herhangi bir canlı.

Predations : Predasyon. Yırtıcılık. Yeme.

Predatory animal : Yırtıcı hayvan.

Predatory pricing : Aksak rekabet piyasasında etkinlikte bulunan firmaların, rakip firmaları piyasadan çıkarmak veya piyasaya olası girişleri engellemek amacıyla mallara çok düşük fiyat belirlemelerine dayanan fiyatlandırma yöntemi. Yıkıcı fiyat uygulaması. Yıkıcı fiyatlandırma. Rakipleri saf dışı etmek amacıyla uygulanan aşırı fiyat kırmaya dayılı fiyat politikası.

İngilizce Predated Türkçe anlamı, Predated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ready : El altındaki. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Kolay. Hazırlamak. Hızlı. İstekli. Gönüllü. Hazır para. Becerikli. Peşin para.

Back date : Geçmiş tarihi de kapsatmak.

Precede : Üstün olmak. -den üstün olmak. Önünde gitmek. Önce olmak. -den önde yer almak. Önünde olmak. Önde olmak. Önce davranmak. -den önce gelmek.

Antedated : Bir senede geçmiş tarih atmak. Eski tarih koymak. Sezmek. Geçmiş tarih atmak (faturaya vb). Geçmiş tarih atmak.

 

Precooked : Önceden pişirilen. Önceden pişirilmiş. Ön pişirilmiş. Önceden pişirmek.

Preconditioned : Yeralmak. Önceden hazırlanmış. Önceden hazırlamak. Önceden eğitilmiş. Katılmak.

Connected : Bağlanmış. Akraba. Bağlantılı. Aktarmalı. Bitişik. Alakadar. İlişkili. Yakın. Bağlı.

Affiliated : Bağlı. Bağlı olunan.

Forego : Bırakmak. Vazgeçmek. Önceden gitmek. Önce gitmek.

Predated synonyms : oven ready, coreferent, age related, related to, bound up, up, predating, come before, corresponding, embattled, foregoes, fitted out, predate, predates, cognate, processed, connate, braced, forerun, correlative, antedate, preceded, equipped, side by side, foreruns, spread, attached, forewent, foreran, correlate, bring forward, antedating, precedes.

Predated zıt anlamlı kelimeler, Predated kelime anlamı

Unprepared : Hazırlıksız. Hazırlanmamış. İhtiyatsız. Önceden hazırlanmamış.

Unready : Hazır değil. Çabuk davranmayan. Hazırlıksız. Ağırkanlı. Hazır olmayan.

Unrelated : İlişkilendirilmemiş. Bağlantısız. İlgisiz. Alakasız. İlişkisiz. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Na-mahrem. Akraba dışı. Namahrem. Akraba olmayan.