Connected türkçesi Connected nedir

Connected ile ilgili cümleler

English: He connected the cord to the machine.
Turkish: O, kordonu makineye bağladı.

English: A man touched down on the moon. A wall came down in Berlin. A world was connected by our own science and imagination.
Turkish: Bir insan aya indi. Berlinde bir duvar yıkıldı. Bir dünya kendi bilimimizle ve hayal gücümüzle bağlandı.

English: All of us are connected with the past and the future as well as the present.
Turkish: Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.

English: Have you ever connected to the Internet?
Turkish: Hiç internete bağlandın mı?

English: Ali connected the TV to the antenna that the previous owner of his house had mounted on the roof.
Turkish: Ali TV'yi evin önceki sahibinin çatıya monte ettiği antene bağladı.

Connected ingilizcede ne demek, Connected nerede nasıl kullanılır?

Connected component : Bağlantılı bileşen.

Connected network : Bağlantılı devre.

Connected offences : Bağlantılı suçlar.

Connected pin : Bağlanılan iğne. Bağlanılan uç. Bağlı uç.

Connected relation : Bağlantılı bağıntı.

 

Connected time : Kullanıcının internet hizmet sağlayıcısına bağlı olduğu süre. Bağlı kalma süresi. Bağlantı süresi.

Connected to file server : Dosya sunucusuna bağlı.

Connected to print server : Yazdırma sunucusuna bağlı.

Connected sum : Bağlantılı toplam.

Delta connected device : Üçgen bağlantılı devre.

İngilizce Connected Türkçe anlamı, Connected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Connected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dependant : Tabi. Bağımlı. Bağıntılı. Başkasına muhtaç kimse. Başkasının eline bakan. Birine ekonomik yönden bağımlı. Bağımlı kimse. Birine ekonomik bağımlılığı olan kimse. Muhtaç.

Amenable : Tabi olan. Uyumlu. Sorumlu. Yumuşak başlı. Mükellef. Aklı başında. Yükümlü. Uysal. Uygun.

Collaborative : Ortak çalışmaya dayalı. İşbirlikçi. Müşterek. Ortaklaşa. Yardımcı.

Fitted : Oturtulmuş. Oturmuş. Yerinde. Döşenmiş. Uygun. Döşeli. Tutturulmuş. İle donatılmış.

By : Geçip. Takma. Eve. Geçecek biçimde. İkinci derecede. Aşkına. Geçişli biçimde. Ek. Evde.

Conflate : Bir araya gelen. Birleşik (iki yazı vb). Bir araya getirmek. Birleşik (iki metnin bir taneye). Birleşmiş. Bir noktada bağlamak.

Agnate : Baba tarafından akraba olan. Baba sülalesi. Soydaş. Baba tarafından akraba.

Abduction : (kas) dışarı çekme. Adam kaldırma. Kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Uğrulama. Kız kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Adam kaçırma. Abdüksiyon.

Adjoints : Ek. Eklenmiş. Yardımcı. Mücavir. Adjoint. Eklenik. Sınırdaş. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi.

 

Interested : Çıkar gözeten. Meraklı.

Connected synonyms : related to, allegation, anastomotic, related, on line, connecting, blood relative, enthralled, correlatives, affiliated, relevant, germane, analogous, ancillary, akin to, joined, allegiant, invested, correlated, american law of corporation, leashed, conjuncts, combined, anchored, closer, interesteds, accused, cognates, conflated, online, companionable, with regard to, annulment.

Connected zıt anlamlı kelimeler, Connected kelime anlamı

Unrelated : İlişkisiz. Namahrem. Na-mahrem. Bağlantısız. Alakasız. İlişkilendirilmemiş. Birbiri ile ilişkisi olmayan. İlgisiz. Akraba olmayan. Akraba dışı.

Unconnected : Bitiştirilmemiş. Bağımsız. Ayrı. İlgisiz. Birbirine bağlı olmayan. Tutarsız. Bağlanmamış. Alakasız. Rabıtasız. İlişkisiz.

Connected antonyms : unconnectedness.