Predetermine türkçesi Predetermine nedir
- Önceden belirlemek.
- Önceden saptamak.
- Önceden kararlaştırmak.
- Önceden belirtmek.
- Önceden tayin etmek.
Predetermine ile ilgili cümleler
English: In the same way as Hegel, Panovsky's notion of the dialectic makes history follow a predetermined course.
Turkish: Hegel'le aynı şekilde, Panovsky'nin diyalektik kavramı tarihe önceden belirlenmiş bir rotayı izlettirir.
Predetermine ingilizcede ne demek, Predetermine nerede nasıl kullanılır?
Predetermined : Önceden belirlenmiş. Önceden saptanmış. Önceden kararlaştırılmış.
Predetermined variable : Önceden belirlenmiş değişken. Belirlenmiş değişken.
Predetermines : Önceden kararlaştırmak. Önceden saptamak. Önceden tayin etmek. Önceden belirlemek. Önceden belirtmek.
Predetermination : Önceden belirleme. Önbelirleme. Su salyangozunda (limnaea peregra) kabuğun kıvrılma yönünün tayininde olduğu gibi, bir bireyin fenotipinin kendi genotipi yerine annesinin genleri tarafından daha önce belirlenmesi. Önbelirlenme. Önceden saptama. Önbelirlenim. Predeterminasyon. Önceden kararlaştırma.
Predeterminations : Önceden kararlaştırma. Önbelirleme. Önbelirlenme. Önbelirlenim. Önceden saptama. Önceden belirleme.
Predetermining : Önceden belirlemek. Önceden belirtmek. Önceden tayin etmek. Önceden kararlaştırmak. Önceden saptamak.
İngilizce Predetermine Türkçe anlamı, Predetermine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Predetermine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Influence : Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Ses getirmek. Nüfuz. Nüfuz etmek. Etkilemek. Etki. İkna etmek. Söz geçirmek. İtibarı kalmamak. Tesir.
Prepossess : Etkilemek. Çekmek. Aklını çelmek. Cezbetmek. Zihnini meşgul etmek. Olumlu bir şekilde etkilemek. Meşgul etmek. Gönlünü çelmek. Kafasına takılmak. Aklını kurcalamak.
Foreshadows : Habercisi olmak. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. Önceden ima etmek.
Predestinate : Kısmet olan. Nasip etmek. Önceden nasip etmek. Alnına yazmak. Takdir etmek. Kaderini önceden belirlemek. Kaderini belirlemek.
Weight : Tartı. Dolgunluk vermek. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Tartmak. Önem. Sıklet. Halter. Değer. Gülle. Ağırlaştırmak.
Foreordain : Takdir. Önceden takdir etmek. Alnına yazmak. Önceden kısmet etmek. Kısmet.
Bias : Yan. Sapma. Öngerilim. Eğilim. Herhangi bir toplumu, kümeyi, kişiyi, görüşü yeterli dayanak olmaksızın övmeye ya da yermeye yönelik öneğilim. Meyil. Aleyhte etkilemek. Fikrini yönlendirmek. Önyargılı kılmak. Yanlılık.
Foreshadow : Önceden ima etmek. Habercisi olmak. Önceden göstermek. Belirtisi olmak.
Regulate : Yoluna koymak. Ayarlamak. Denetim altına almak. Düzene sokmak. Çalışmasını regüle etmek. Düzenlemek. Düzenleme yapmak. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Kontrol etmek. Düzeltmek.
Predetermine synonyms : predetermines, predestine, angle, shape, mold, slant, preconcert, foreshadowed, destines, prejudice, foreordinate, determine, preordain, predetermining, destining, destine.
Predetermine ingilizce tanımı, definition of Predetermine
Predetermine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To determine beforehand. To determine (something) beforehand.

Bu kısımda Predetermine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Predetermine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Predetermine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Predetermine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.