Pregnancy türkçesi Pregnancy nedir
Pregnancy ile ilgili cümleler
English: This TV show tackles issues of teenage pregnancy and homosexuality.
Turkish: Bu TV gösterisi genç gebelik ve eşcinsellik konuları ele almaktadır.
English: Let's do a pregnancy test.
Turkish: Hadi hamilelik testi yaptıralım.
English: I took a pregnancy test, but it was negative.
Turkish: Ben bir hamilelik testi aldım ama o negatifti.
English: Condoms greatly reduce the chances of pregnancy.
Turkish: Prezervatifler gebelik şansını büyük ölçüde azaltır.
English: The news of Mary's pregnancy will soon get around.
Turkish: Yakında Mary'nin hamilelik haberi yayılır.
Pregnancy ingilizcede ne demek, Pregnancy nerede nasıl kullanılır?
Pregnancy alloimmunisation : Gebelik alloimmünizasyonu. Tekrarlayan gebeliklerde yavru zarlarından veya doğum sırasında dölüte ait alyuvarların annenin dolaşımına girmesinden kaynaklanan, at ve domuzlarda yeni doğanların alloimmün hemolitik anemisine neden olan, bir çeşit aşırı duyarlılık.
Pregnancy diagnosis : Gebelik belirtilerinin çeşitli yöntemlerle ortaya konulmasıyla gebeliğin varlığını belirleme. Gebelik tanısı.
Pregnancy rate : Bir yetiştirme döneminde gebe kalan dişi hayvanların sayısının tohumlamaya ayrılan dişi hayvan sayısına oranı. Gebe kalma oranı.
Pregnancy termination : Gebelik sonlandırılması. Daha çok gebeliğin erken dönemlerinde istenmeyen gebeliklerin dışarıdan abortif etkili ilaçlar kullanarak sonlandırılması. Gebeliğin sonlandırılması.
Pregnancy toxemia : Daha çok ikiz veya üçüz yavruya gebe koyun ve keçilerde gebeliğin ileri dönemlerinde kanda glikoz düzeyinin düşmesi ve keton cisimcikleri miktarının artması biçiminde görülen metabolik hastalık, ketozis, koyunların ketozisi, koyunların gebelik toksemisi. Gebelik toksemisi.
Total pregnancy rate : Gebe kalan inek sayısının toplam tohumlama sayısına bölünmesi ve sonucun 100 ile çarpılmasıyla bulunan değer. Toplam gebelik oranı.
Defititinive indemnity of pregnancy and maternity : Kesin gebelik ve doğum yardımı. Gebelik ve doğum olaylarında güvenceli ya da işçiye yasalarına göre yapılan kesin yardım.
Advanced pregnancy : Hamileliğin son üç ayında olan dönem. İleri gebelik dönemi.
Early pregnancy factor : Erken gebelik faktörü. Bağışıklık sistemini baskılayıcı etkili, implantasyon öncesi salgılanan ve varlığının belirlenmesi suretiyle erken gebelik tanısı yapılmasını sağlayan glikoprotein yapılı bir madde.
Abdominal pregnancy : Karın boşluğunda ektopik gebelik. Blastosistin fimbriya üzerinden karın boşluğuna düşmesiyle oluşan gebelik, ektopik abdominal gestasyo. bu gebelikte gelişmeler karın boşluğunda devam eder. Abdominal gebelik. Karın içi gebelik.
İngilizce Pregnancy Türkçe anlamı, Pregnancy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pregnancy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Physical condition : Fiziksel durum. Sağlık durumu.
Fecundations : Bereketlendirme. Dölleme. Aşılama. Gebe kalma. Döllenme. Fekondasyon.
Segmentation : Zigotta, sitoplazma büyümesi olmadan art arda görülen mitoz bölünmeler sonucunda, birbirine benzer hücrelerin oluşması. bazı hayvanlarda embriyonun gelişmesi sırasında vücudun parçalara ayrılması, metamerizasyon. bir vücut veya yapının benzer parçalardan oluşması. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölütlenme. Segmantasyon. Bölüm. Yarıklanma. Parçalara ayrılma. Kesimleme. Bölme. Bölütleme.
Gestatio : Zigot oluşumundan itibaren fetüsün doğuma kadarki zaman aralığını içeren gelişme evresi, gestasyon.
Para : Yan. Paraşütçü asker. Paragraf. Paranoid.
Cleavage : Kayaç dilinimi. Biyoloji, fizik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Ayrılık. Bölünme. Çatlak. Memelerin arasındaki boşluk. Cilt kıvrımları. Yarık. Çatlama. Segmentasyon.
Morning sickness : Hamilelerde sabah bulantısı. Hamilelikte sabah bulantısı. Sabah bulantısı.
Quickening : Hızlandırma. Hızlanmak. Uyandırmak. Çabuklaşma. Çabuklaştırma. Neşelenmek. Neşelendirmek. Hayat bulmak. Çabuklaştırmak. Hayata döndürmek.
Fetation : Fetasyon.
Trouble : Canını sıkmak. Tedirgin etmek. Başını ağrıtmak. Uğraştırmak. Bela. Rahatsız etmek. Sorun. Üzülmek. Zahmet. Problem.
Pregnancy synonyms : metacyesis, gravidation, gravida, physiological state, extrauterine pregnancy, extrauterine gestation, placenta previa, entopic pregnancy, physiological condition, ectopic gestation, eccyesis, parturiency, labour, gravidity, pregnance, parity, foetation, gestation, childbed, ectopic pregnancy, maternity, pregnancies, maternities, gestations, travail, fecundation, labor, confinement, gravidness, fertilisation, lying in.
Pregnancy ingilizce tanımı, definition of Pregnancy
Pregnancy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being with young. The condition of being pregnant.

Bu kısımda Pregnancy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pregnancy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pregnancy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pregnancy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.