Preshipment finance türkçesi Preshipment finance nedir

  • Sevk öncesi dışsatım kredisi.
  • Malın üretimi veya dışsatıma hazırlanması için gerekli olan finansmanı sağlamak amacıyla dışsatım öncesi dışsatımcıya açılan kredi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Preshipment finance ingilizcede ne demek, Preshipment finance nerede nasıl kullanılır?

Finance : Para sağlamak. Para durumu. Finanse. Akçalı işler. Finanse etmek. Gereken parayı vermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sermaye yatırmak. Paraca desteklemek. Akçelemek.

Bachelor of finance : Finans mezuniyeti. Finansal alanda diploma. Bir üniversitede finans alanında ilk akademik derecesini almış kimse. Finans mezunu. Finansal alanda lisans mezunu. Finans diploması.

Cost of equity finance : Özkaynakla yapılan yatırımın maliyetini gösteren ve sıfır riskli bir yatırımın getirisine genel bir risk primi eklenmesiyle bulunan değer. Özkaynak maliyeti.

Educational finance : Eğitim gelir ve giderlerine ilişkin sorun ve uygulamalarla uğraşan bilgi kolu. okulların para işlerinin yönetimi. Eğitim maliyesi.

Minister of finance : Maliye bakanı. Ulusal ekonomi politikalarının planlanması ve uygulanmasından sorumlu kurumun başındaki devlet görevlisi (ekonomi bakanı).

İngilizce Preshipment finance Türkçe anlamı, Preshipment finance eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Preshipment finance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Preshipment finance synonyms : a change in demand, a shift in supply, a change in supply, ability rent, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures.