Pressure ulcer türkçesi Pressure ulcer nedir

Pressure ulcer ingilizcede ne demek, Pressure ulcer nerede nasıl kullanılır?

Pressure : Baskı (manevi). Zorlamak. Baskılamak. Tazyik. Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Baskı yapmak. Basma. Basınç uygulamak. Baskı yapmak (birine).

Ulcer : İrinli yara. Deri veya mukozada, yüzeyel nekroz ve doku kaybı sonucu dokunun bazal zarı da dahil epitelinde oluşan, yerel doku kaybıyla belirgin, yangı ve kanserlere bağlı olarak oluşan açık yara, ulkus, karha, hlk. ekele. Yara. Ahlak bozukluğu. Çıban. Karha. Deri veya mukoza üzerinde gelişerek altındaki dokuları da etkileyen açık yara, ulkus. Ülser.

Pressure altitude : Basınç irtifası. Basınç rakımı. Basınç irtifaı. Basınç yüksekliği.

Pressure angle : Basınç açısı.

Pressure arch : Basınç yayı. Basınç kemeri.

Pressure atrophy : Bir organ veya doku üzerine yapılan devamlı basınç sonucu, kan damarlarının lümenlerinin daralıp tıkanması ve dokuların kansız kalarak beslenememesinden kaynaklanan küçülme, kompresyon atrofisi. Basınç atrofisi.

İngilizce Pressure ulcer Türkçe anlamı, Pressure ulcer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pressure ulcer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdomen : Abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Decubitus : Uzun süre yerde yatan hayvanların zeminle temasta olan kısımlarında basınç sonucu oluşan yerel doku ölümü ve yaralanma. yere boylu boyunca uzanma. yatar durumda olan. Yatay konum. Sırtüstü yatar durum. Yatay pozisyon. Yatak yarası. Dekübitus.

Decubitus ulcer : Yatak ülseri. Dekibüt ülser. Dekübitus ülserleri. Bası yarası. Bası yaraları. Vücudun yerel bir bölgesine uygulanan basınç sonucu oluşan kan dolaşımı bozukluğuna bağlı yerel derin lezyon. leğen kemiği ve kürek kemiği gibi kemik çıkıntılarının bulunduğu bölgelerde biçimlenir, basınç yarası, basınç ülseri. Yatak yaraları. Yatak yarası.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

 

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Pressure ulcer synonyms : bed sore, abdominal distention, a dna, abamectin, abdominal pain, decubital ulcer, decubitus sore, abdominal fat necrosis, a band, abaxial, a crochordon, a c deformity, pressure sore, decubitus ulcers.