Prestige pricing türkçesi Prestige pricing nedir
- Saygınlık fiyatlandırması.
- Prestij fiyatlandırma.
- Prestij amaçlı fiyatlandırma.
- Tüketicilerin piyasada satılan malın fiyat ve kalitesi arasında tek yönlü doğrudan bir ilişkinin olduğuna inandığı durumda, malın kalitesinin yüksek olduğu izlenimi yaratılarak fiyatın yüksek olarak belirlenmesi.
- İktisat alanında kullanılır.
Prestige pricing ingilizcede ne demek, Prestige pricing nerede nasıl kullanılır?
Prestige : İtibar. Nüfuz. Prestij. Bir bireye ya da bir toplumsal kümeye başka birey ya da kümelerle olan ilişkilerinde üstünlük sağlayan toplumsal-ekonomik durum ya da orun. Ün. Normalden daha yüksek sınıf veya standart. Tesir. Saygınlık.
Pricing : Fiyatlandırarak. Fiyatlama. Fiyat uygulaması. Paha biçmek. Fiyat tespiti. Fiyat tespit etme. Maliyetlendirme. Fiyatını belirlemek. Fiyatlandırılan.
Prestige linked question : Saygınlık ilintili soru. Kişileri olduklarından daha üstün, beklenene daha uygun görünmeye yönelten yanlı soru.
Prestiges : Ün. Prestij. Tesir. Saygınlık. Normalden daha yüksek sınıf veya standart. Nüfuz. İtibar.
Adaptation approach to pricing : Uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın, etkinlikte bulunduğu bölgede kar edebileceği en uygun fiyatı, söz konusu bölgedeki iştirak ya da bağlı kuruluşunun belirlemesine izin verdiği fiyatlandırma yaklaşımı. krş. küresel fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı.
Average cost pricing : Bir malın fiyatının, o malın ortalama maliyetine belirli bir kar payı eklenmesiyle belirlenmesine dayanan ve r. e. hall ile c. j. hitchin görgül çalışmaları sonucunda saptanan bir tür maliyet üstü fiyatlandırma yöntemi. Ortalama maliyet fiyatlandırması.
İngilizce Prestige pricing Türkçe anlamı, Prestige pricing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prestige pricing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Prestige pricing synonyms : a group shares, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a shift in demand, abnormal budget expenditures, a type mutual funds.

Bu kısımda Prestige pricing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prestige pricing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prestige pricing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prestige pricing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.