Pretest türkçesi Pretest nedir

  • Satışa sunmadan önce bir malı her yönden denemek.
  • Eğitim öncesi deneme.
  • Önsınav.
  • Öndeneme.
  • Ön sınav.
  • Öntest.
  • Eğitimden önce yapılan test.
  • Geliştirilen bir gözlem aracının konusuna ve evrenine uygunluğunu sınamak üzere alanda küçük ölçekli bir örnek üzerinde yapılan ön uygulama.

Pretest ingilizcede ne demek, Pretest nerede nasıl kullanılır?

Pretest estimator : Önsınamalı tahmincisi.

Pretesting : Ön test. Ön deneme.

Pretesting method : Önsınama yöntemi.

Pretesting problem : Ön sınama sorunu.

Pretests : Eğitim öncesi deneme. Satışa sunmadan önce bir malı her yönden denemek. Ön sınav. Önsınav. Eğitimden önce yapılan test. Öntest.

Pretend to the throne : Tahtta hak iddia etmek.

Pretended : Varsayılan. Zahiri. Yalandan. Yapmacık. Numaradan. Sahte.

Pretenders : Talip. Tahta hak iddia eden sahtekar. Davacı. İsteyen kimse. Hak iddia eden kimse. Hak iddia eden. Tahta talip olan.

Pretendership : Tahta taliplik. Tahta talip olma durumu. Tahta talip olma davası.

Pretend to : Süsü vermek. İddia etmek. Taslamak. İddiasında olmak.

İngilizce Pretest Türkçe anlamı, Pretest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pretest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stave off : Bir süre için kurtulmak. Uzaklaştırmak. Atlatmak. Sepetlemek. Bertaraf etmek. Geciktirmek. Defetmek. Savmak. Geçici olarak savmak.

 

Forfend : Engel olmak. Önlemek. Savunmak. Esirgemek. Korumak. Yasaklamak. Atlatmak. Muhafaza etmek. Uzaklaştırmak. Savuşturmak.

Surround : Kuşatmak. Çevirmek. Kaplamak. Etrafını çevirmek. Kenar. Sarmak. Etrafını kuşatmak. Etrafını sarmak. Çevrelemek. Çepeçevre sarmak.

Save : Kurtarmak. Tasarruf etmek. Artırmak. (para) biriktirmek. Kurtarma. Kusuruna bakmamak. Kazandırmak. Kaydetmek. Tutmak. Korumak.

Pre test : Belli bir konuda öğretime başlamadan önce bir kimsenin ya da bir kümenin durumunu öğrenmek için uygulanan test.

Queer : Nonoş. Tuhaf. Acibe. Kaçık. Mahvetmek. Acayip. Garip. Kalp para. Labunya. Keyifsiz.

Ward off : Uzaklaştırmak. Savuşturmak. Engellemek (darbeyi). Savmak. Etkisini azaltmak (darbenin). Önlemek. Korunmak (darbeden). Atlatmak. Önlemek (tehlike). Defetmek (kötü bir şeyi).

Kibosh : Bozmak. Saçma.

Prelim : Yeterlik sınavı. Ön muayene.

Wall : Tarih, jeoloji alanlarında kullanılır. Baraj. Bir yarığın yan duvarları. Kapatmak. Ayırmak. Bir kenti ya da kasabayı çepeçevre saran kale duvarı. Duvarla çevirmek. Kocaduvar. Duvar. Etrafına duvar çekmek.

Pretest synonyms : forefend, make unnecessary, body guard, cover, baffle, charm, shield, forbid, scotch, frustrate, bilk, immunise, deflect, mothproof, block, fend off, cross, spoil, screen, halt, overprotect, fence in, foil, defend, insure, embarrass, blockade, palisade, preliminary, foreclose, preserve, avert, hold.

Pretest zıt anlamlı kelimeler, Pretest kelime anlamı

Attack : Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Aşındırmak. Atak. Yakalanmak. Atılım. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Çatmak. Hücum. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem.

 

Let : Meydan vermek. Ses çıkarmamak. Yenile. Kiraya vermek. İhale etmek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Gevşetmek. Koyvermek. Koyuvermek. Dirmek.

Admit : Almak. İtiraf etmek. Teslim etmek. Girmesine izin vermek. İçeri almak. Kabul etmek. İçeriye almak. Meydan vermek. İzin vermek. Olanak tanımak.