Preventer türkçesi Preventer nedir

Preventer ingilizcede ne demek, Preventer nerede nasıl kullanılır?

Overwind preventer : Aşırı sarımönler. Evit-molet.

Prevented : Önden gitmek. Önlenmiş. Yol göstermek. Engel olmak. Önüne geçmek. Menetmek. Önlemek. Önlenen.

Prevent changes : Değişiklikleri engelle.

Prevent of publication : Yayımın yasaklanması. Kamu yararı bakımından ya da başka nedenlerle yayımın yasaklanması, durdurulması.

Prevent the development of industry : Yapımın gelişmesini önlemek. Bulgu belgelerinin yarattığı tekel yüzünden, yapımın gelişmesini önlemek.

Prevent : Engel oluşturmak. Engel olmak. Önlemek. Önden gitmek. Menetmek. Alıkoymak. Mani olmak. Önüne geçmek. Kösteklemek. Yol göstermek.

Preventive : Önleyici ilaç. Önleyici. Engel olan. Engelleyici. Men eden. Koruyucu. Önleyici tedbir. Önlem. Karşılayıcı. Önleyici şey.

Preventable : Önlenebilir. Önüne geçilebilir.

Preventing : Önüne geçmek. Önleyen. Engel olmak. Önden gitmek. Önlemek. Yol göstermek. Engelleyen. Menetmek.

Preventions : Önleyici tedbir. Engel. Engel olma. Önlem. Önleme. Koruma. Önüne geçme. Menetme. Korunma. Engelleme.

İngilizce Preventer Türkçe anlamı, Preventer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preventer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Defend : Arkasında olmak. Müdafaa etmek. Savunmak. Reddetmek. Korumak. Himaye etmek. Kanat açmak. Saklamak.

Queer : Nonoş. Sahte para. Kaçık. Kalp para. Acayip. İbne. Keyifsiz. Acayiplik. Üşütük. Garip.

Keep away : Yaklaşmamak. Sokulmamak. Uzak kalmak. Alarga. Yaklaştırmamak. Uzak durmak. Uzak tutmak.

Halt : Tereddüd etmek. Tereddüt etmek. Duruş. Kesmek. Sendelemek. Durmak. Topallamak. Duraksamak. Durdurmak.

Deflect : Caymak. Sapmak. Yönü değişmek. Sektirmek. Saptırmak. Başka yöne çevirmek. Sekmek. Döndürmek. Çıvdırmak. Çevirmek.

Inhibitor : Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. İnhibitör. Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Menetme. Durdurucu. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gelişmeyi engelleyici. enzimle katalize edilen reaksiyonların hızını azaltan veya tamamen yok eden madde. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol eden ya da engelleyen herhangi bir madde. inhibitör.

Hurdlers : Engelci. Engelli koşuya katılan yarışmacı. Engelli koşucusu. Engelli koşu yarışçısı. Maniacı. Engelli yarış binicisi.

Stop : Durdurma. Durdurmak. Engel. Tıkamak. Kapamak. Kalmak. Patlayıcı ünsüz. Durak. Son vermek. Durma.

Damper : Amortisör. Sönümleç. Bir tür ekmek. Hava kapağı. Kapak. Mürdümeriği. Titreşim azaltan parça. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Gizleyici.

Ward off : Korunmak (darbeden). Savuşturmak. Engellemek (darbeyi). Etkisini azaltmak (darbenin). Etkisiz hale getirmek. Önlemek (tehlike). Atlatmak. Defetmek (kötü bir şeyi). Önlemek. Savmak.

 

Preventer synonyms : make unnecessary, forefend, rain out, inhibitory, shut out, deterrents, shut, debar, inhibitors, blank, hampering, wash out, stymie, thwart, impeditive, avert, fend off, head off, frustrative, keep out, exclude, hinder, bilk, disruptiveness, blockers, disincentive, inhibiting, kibosh, keep, stave off, block, scotch, hamperers.

Preventer zıt anlamlı kelimeler, Preventer kelime anlamı

Attack : Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Hamle yapmak. Uğraşmak. Çatmak. Yakalanmak. Tecavüz etmek. Saldırmak. Taarruz etmek. Saldırı. Eleştirmek.

Let : Koyuvermek. Müsaade etmek. Dürmek. Kiraya vermek. İzin vermek. Vermek. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Ses çıkarmamak. Yenilen. Bırakmak.

Admit : Olanak tanımak. İçeriye bırakmak. İzin vermek. İçeri almak. Meydan vermek. İçeriye almak. Girmesine izin vermek. Almak. Teslim etmek. İtiraf etmek.

Preventer ingilizce tanımı, definition of Preventer

Preventer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who goes before. One who forestalls or anticipates another.