Preys türkçesi Preys nedir

Preys ingilizcede ne demek, Preys nerede nasıl kullanılır?

Lampreys : Taşemen. Omurgalı hayvanların, yuvarlak ağızlılar (cyclostomata) sınıfından, başlarının iki yanlarında yedişer tane solungaç deliği bulunan, vücutları solucan biçiminde, göğüs ve karın yüzgeçleri olmayan, deniz taşemeni (petromyzon marinus), ırmak taşemeni (lampetra fluviatilis) türleri iyi bilinen bir familya. Taşemengiller. Kimi türleri asalak solucanlara arakonakçılık yapan, vücutları kurtsu balıklar familyası. Bufa balığı. Bofa balığı. Bufa (balığı). Yılan balığı şeklinde yuvarlak ağızlı emici bir su hayvanı.

Ospreys : Deniz tavşancılı. Balık kartalıgiller. Şapka tüyü. Sorguç. Balıkkartalı. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımının, gündüz yırtıcıları (accipitres) alt takımından, kanatları çok uzun, balıklarla beslenen türlere sahip bir familya. Deniztavşancılı. Balık kartal. Balık kartalı.

Become a prey to : Yem olmak.

Fall a prey to : Yem olmak. Kurda kuşa yem olmak.

Fall prey to : Tutsağı olmak. Av olmak. -'ın kurbanı olan. - tarafından parçaları koparılan. - tarafından yıkıma uğratılan. Kapılmak.

 

Kouprey : Gri öküz. Çinhindi ormanlarında yaşayan ender rastlanan kısa tüylü ve büyük gerdanlı uzun yabani öküz.

Preyed : Yağmaya gitmek. Hayvanın avı. Av. Yağma etmek. Yem. Sıkmak. Şikar. Soymak. Avlamak. Kurban.

Diurnal birds of prey : Kartallar. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünden, et yiyen, gagaları çengelli, yeni dünya kuşları (cathartae) ve gündüz yırtıcıları (accipitres) olmak üzere iki alt takımı bulunan bir takım.

Bird of prey : Yırtıcı kuş. Avcı kuş. Alıcı kuş.

Lamprey : Yılan balığı şeklinde yuvarlak ağızlı emici bir su hayvanı. Bufa balığı. Yuvarlak ağızlılar (cyclostomata) sınıfının, taşemengiller (petromyzontidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, dişleri içice iki çember üzerinde dizili olup dış sırası daha küçük, yumurtlamak için toplu halde ırmaklara geçen, avrupa, kuzey amerika ve japonya'da yaşayan bir tür. Taşemen. Irmak taşemeni. Bufa (balığı). Bofa balığı.

İngilizce Preys Türkçe anlamı, Preys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oblations : Aşai rabbani ayini. Tanrı'ya sunulan şey. Adak. (özellikle dini bir kuruma yapılan) bağış.

Feedstuff : Hayvan yemi (özellikle çiftlik hayvanları için). Hayvan yemi. Yemek.

Catch : Edinmek (alışkanlık). Çalışmak (mekanizma). Tutma. Carpmak. Vurmak. Top tutma. Basmak. Tokat atmak. Çekmek.

Chevies : Avlanmak. Sıkıntı vermek.

Game : Sakat. Kumar oynamak. Karşılaşma. Av eti. Aksak. Topal. Dolap. Sakat (kol veya bacak). Hevesli.

Rede : Öğüt. Deyim. Nasihat. Tefsir. Kıssa. Masal. Anlatmak. Atasözü. Tavsiye. Tertip.

 

Bark : Sıyırmak. Havlamak. Barka. Çığırtkanlık yapmak. Yelkenli üç direkli gemi. Havlama. Ağaç kabuğu. Odunsu bitkilerde damarlı kambiyumun dışında kalan, ikincil soymuk boruları, korteks ve peridermden oluşan tabakaya verilen ad.

Feed : Beslenmek (hayvan). Beslenmek. Mama. Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler. Bakmak. Yemek yedirmek. Gereksinimlerini sağlamak. Ot. Yiyecek vermek.

Burden with : Ağırlaştırmak. Basınç uygulamak. Bunaltmak. Bir yük koymak.

Fishing : Balık avcılığı. Balıkçılık. Balık tutma. Balık dalyanı. Balık avı. Ağız arama. Tahlisiye. Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü.

Preys synonyms : press down on, cranch, craunch, mash, accounted, foddered, barked, decoying, chevy, chevied, advise, knuckle, killings, preach, counsel, bore, loot, martyr, pillage, gamed, harries, forays, touch, fall guy, push, oblation, despoil, foray, burglarizing, chivvying, ail, holocaust, account.

Preys zıt anlamlı kelimeler, Preys kelime anlamı

Delay : Ertelemek. Askıda bırakmak. Tehir. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Yubatmak. Oyalamak. Gecikmek. Süre. Geç kalmak. Rötar.