Price for the lot türkçesi Price for the lot nedir

  • Bir satın almada ya da bir işin yapılmasında toptan belirlenen fiyat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Götürü fiyat.

Price for the lot ingilizcede ne demek, Price for the lot nerede nasıl kullanılır?

Price : Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Bedel. Değer. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Eder. Karşılık. Fiyatını belirlemek. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Kıymet. Paha biçmek.

For : Namına. Ocak. Karşılığında. Dair. -dır. Uğruna. -e karşı. -e. -dir. -den dolayı.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Lot : Taksim etmek. Talih. Çekim yeri. Yerbölüm. Adçekme. Çok miktar. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. Pay. Yazgı. Parti.

Came up in the lottery : Rastgele olma. Rastgele görünme. Rastgele ortaya çıkma.

Won the lottery : Piyangoyu kazandı. Büyük bir miktar para kazandı. Çekilişi kazandı.

İngilizce Price for the lot Türkçe anlamı, Price for the lot eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Price for the lot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Fixed price : Belirlenmiş fiyat. Maktu fiyat. Sabit alış fiyatı. Değişmez fiyat. Değişmesi söz konusu olmayan fiyat. Sabit fiyat. Maktu fiyatı. Prifiks.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Fixed prices : İstikrarlı veya değişmez fiyatlar. Sabit alış fiyatı. Sabit fiyat. Değişmez fiyetlar. Maktu fiyatı. Maktu fiyat. Değişmez fiyat. Düzenli fiyatlar. Prifiks.

Price for the lot synonyms : a pass through certificate, a type mutual funds, a group shares, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a shift in demand, a change in supply, ability to pay principle.