Primary budget surplus türkçesi Primary budget surplus nedir
- Faiz dışı bütçe fazlası.
- Konsolide bütçe, konsolide merkezi bütçe ve konsolide kamu kesimi bütçesi olmak üzere üç türlü hesaplanabilen ve bütçe gelirlerinin faiz ödemeleri dışındaki bütçe giderlerinden fazla olması, diğer bir deyişle faiz dışı dengenin pozitif olması durumu.
- İktisat alanında kullanılır.
Primary budget surplus ingilizcede ne demek, Primary budget surplus nerede nasıl kullanılır?
Primary : Birincil. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Öncelikli. İlksel. Baş. Birinci. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Ana. İlk.
Budget : Bütçede yer alan para miktarı. Bütçe ayarlamak. Bütçeye uygun. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Mali program. Bütçe. Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge. Bütçe yapmak. Geçinge.
Surplus : Aşırı. Fazla. Bir ekonominin kendini yeniden üretebilmesi için gerekli olandan daha fazla üretim yapması. Bolluk. Gereğinden fazla miktar. Fazla olan. Artan. Fazla miktarda. Gereğinden fazla.
Primary budget expenses : Faiz dışı bütçe giderleri. Bütçe giderlerinden faiz ödemelerinin çıkartılmasıyla elde edilen tutar.
Budget surplus : Hükümet gelirlerinin hükümet giderlerinden fazla olması durumu. Bütçe fazlası.
İngilizce Primary budget surplus Türkçe anlamı, Primary budget surplus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Primary budget surplus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Primary budget surplus synonyms : a change in demand, a group shares, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, ability to pay principle, a change in individual demand.

Bu kısımda Primary budget surplus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Primary budget surplus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Primary budget surplus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Primary budget surplus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.