Primary inspector türkçesi Primary inspector nedir

  • Atandığı bölgede özellikle ilköğretim kurumlarının çalışmalarını ve ilköğretimle ilgili öteki etkinlikleri denetleyen, gerektiğinde inceleme ve soruşturma yapan, öğretmenler ile okul yöneticilerine yol gösteren ve milli eğitim yönetmenlerine bağlı olarak çalışan denetmen.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İlköğretim denetmeni.

Primary inspector ingilizcede ne demek, Primary inspector nerede nasıl kullanılır?

Primary : Birinci. Birinci derecede. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Öncelikli. Temel. Başyıldız. Baş. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. İlksel. En önemli.

Inspector : Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Sakçı komiseri. Komiser. Denetmen. Muayeneci. Denetçi. Denetimci. Müfettiş. Muayene memuru.

Primary abilities : Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler. Birincil beceriler. Temel yetenekler.

Primary acanthosis nigricans : Birincil akantozis nigrikans. Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

 

Primary active transport : Birincil aktif taşınım. Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması.

Primary alcohol : Primer alkol. Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh. Birincil alkol. Birinci alkol.

İngilizce Primary inspector Türkçe anlamı, Primary inspector eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary inspector ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. İrade kaybı. İstem yitimi. İstenç yitimi. Kayıtsızlık. Abuli.

Academy : Bilim adamları topluluğu. Akademi. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksek okul. Okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

 

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Academic year : Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Primary inspector synonyms : inspector of primary education, abstract intelligence, ability group, academy of economic and commercial sciences, abstract reasoning, active school, academic preparation, accustoming.