Primary spermatocyte türkçesi Primary spermatocyte nedir

  • Birincil spermatosit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Birinci mayoz bölünmesi geçirecek olan spermatosit. primer spermatosit.

Primary spermatocyte ingilizcede ne demek, Primary spermatocyte nerede nasıl kullanılır?

Primary : Öncelikli. Başyıldız. En önemli. Birinci derecede. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Birincil. Ana. En başta gelen. İlksel. Temel.

Spermatocyte : Testiste eşey hücreleri oluşumunda spermatogonyumdan gelişen ve iki mayoz bölünmesine hazırlanan hücre. Ana ergöze. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eşeyli bölünmeyle dört spermatite bölünen diploid hücre (biyoloji terimi). Spermatosit. Erkek eşey organında, eşey hücreleri oluşurken spermatogonyumdan gelişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan hücre.

Primary abilities : Temel yetenekler. Birincil beceriler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler.

Primary acanthosis nigricans : Birincil akantozis nigrikans. Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

Primary active transport : Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması. Birincil aktif taşınım.

 

Primary alcohol : Birinci alkol. Primer alkol. Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh. Birincil alkol.

İngilizce Primary spermatocyte Türkçe anlamı, Primary spermatocyte eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary spermatocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Akasya sakızı.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Primary spermatocyte synonyms : aardwolf, a chromosome, a site, abiotic factor, a cell, abacus bodies.