Primitivity türkçesi Primitivity nedir

Primitivity ingilizcede ne demek, Primitivity nerede nasıl kullanılır?

Primitivism : Primitifcilik. İlkelçilik. İlkelcilik. Primitivizm.

Primitivist : İlkelci.

Primitive : Pirimitif. İlk insan. Önceki. İlk. İlk, ilkel, özgün. Gelişecek olan bir şeyin ilk biçimi, embriyoda herhangi bir organ veya oluşumun başlangıçtaki taslak biçimi. gelişmemiş, ilkel, basit. ham, kaba, işlenmemiş. Basit. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. İlkel.

Primitive accumulation : İlk birikim. Üretim araçlarının emekten ve üreticiden ayrılmasıyla sermayenin tarihsel doğuşunu hazırlayan, emeği ücretli emeğe dönüştürerek sermayeye bağımlı kılan, kapitalist üretim için gerekli temeli sağlayan ve karl marx tarafından tanımlanan tarihsel süreç. İlkel birikme. İlkel birikim.

Primitive architecture : İlkel mimarlık. Damsız kulübelerden, direkler üzerine kurulan barakalara; tek duvardan ibaret gölgeliklerden, içinde yüzlerce kişiyi barındıran büyük evlere; mağaralardan çadır-evlere; bunların yanı sıra teknik bakımdan kusursuz, güzelduyusal yönden değerli olan yapılara kadar değişen bir tablo gösteren; toprak, çamur, ahşap, taş, kerpiç, kiremit, ağaç kabuğu, deri, post, çayır, yaprak, sarmaşık vb. gereçlerle yapılan barınak, yapı, ev ve konutların tümü.

 

Primitive gut : Gastrula safhasındaki embriyonun ilkel bağırsağını oluşturan boşluk duvarı. arkenteron. İlkel bağırsak. İlk bağırsak çatısı. Arkenteron.

Primitive communial mode of production : Sınıfların ve sömürünün olmadığı, ortak mülkiyet ve çalışmaya dayalı üretim biçimi. İlkel komünal üretim biçimi.

Primitive education : İlkel eğitim. İlkel toplumlarda yaşayan kimselerin, örgün olmaktan çok yaygın eğitim etkinlikleri yardımıyla gerekli bilgi ve beceriler edinmelerine olanak sağlayan, ayrıca toplumsal ve kültürel değerlerin genç kuşaklara aktarılmasında önemli görevi bulunan eğitim.

Primitive cell : İlkel göze. Kristal bileşimindeki bütün atom türlerinin, olanaklı bütün yerlerini aldıkları ve içinde bütün bakışım özelliklerinin bulunduğu en küçük ağcık.

Primitive economy : İlkel ekonomi. Tekniğin çok az gelişmiş olması nedeniyle doğaya üstünlük sağlama olanaklarının yetersizliği, uzmanlaşmanın bulunmayışı, ekonomik birliğin küçüklüğü gibi başlıca özelliklerle belirlenen ekonomi biçimi. Balıkçılık, avcılık ve toplayıcılık gibi üretim etkinliklerinin geçerli olduğu iktisadi ortam.

İngilizce Primitivity Türkçe anlamı, Primitivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primitivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

State of nature : Tabiat hali. Doğal hal. Doğal durum. Doğa hali.

Crudeness : Çiğlik. Hamlık. Kabalık.

Natural state : Doğal hal.

Rudeness : Terbiyesizlik. Davranış. Engebelilik. Sertlik. Haşinlik. Beceriksizlik. Edepsizlik. Hoyratlık. Hantallık.

 

Wild : Çöl. Acayip. Arsız. İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi. Dağınık. Zıpır. Tenha. Yaban. Yabani.

Ancientness : Eskilik. Eski zamandan kalmışlık. Eski zamanda yaşamışlık. Antikalık. Köhnelik.

Barbarousness : Medeniyetsizlik. Acımasızlık. Barbarlık. Vahşilik. İğrençlik. Kabalık. Gaddarlık. Zalimlik.

Crudity : Edepsizlik. Yavanlık. Kabalık. Hamlık. Tatsız tuzsuzluk.

Primitiveness : Basitlik. İptidailik.