Probabilities türkçesi Probabilities nedir

Probabilities ingilizcede ne demek, Probabilities nerede nasıl kullanılır?

Balance of probabilities : İhtimaller dengesi. Olasılıklar dengesi. Bir hikayenin değişik versiyonlarının gerçekliği ihtimali karşılaştırması.

Binomial probabilities : İki terimli olasılıklar.

Calculation of probabilities : İhtimali hesap. Olasılık hesabı.

Calculus of probabilities : Benzerlik veya ihtimaller hesabı. Olasılıklar hesabı. Olasılık hesabı. İhtimal hesabı.

Choice probabilities : Seçim olasılıkları.

Improbabilities : İhtimalsizlik. İhtimal dahilinde olmayış. Olası olmama.

Probability density function : İhtimali yoğunluk fonksiyonu. Olasılık yoğunluk fonksiyonu. Olasılık yoğunluğu fonksiyonu. Pdf. Olasılık yoğunluk işlevi.

Probability curve : Olasılık eğrisi. İhtimal eğrisi.

Probability : Biyoloji, ekonomi, fizik, kimya, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir olayın belli bir biçimde gerçekleşme kazanışı ya da payı gerçekleşmesi beklenen olaylardan, paydası tüm olanaklı durumlardan oluşmuş bir oranla ya da bölümle dile getirilebilen beklenti düzeyi. İhtimal. Olabilirlik. Bir olayın ortaya çıkmasına engel olan başka olaylar bulunması halinde uygun haller sayısının mümkün haller sayısına oranı, bu oran o ile 1 sayısı arasında değişir; sıfır olursa hiç olmayacak, 1 olursa kesinlikle olacaktır. Probabilite. Sayıtımsal olayların, bir sonucu ortalama yüzde kaç kez vereceğini bildiren sayı. Bir olayın aynı koşullar altında değişik biçimlerde ortaya çıkması esnasında kaydedilecek uygun öge ve öğeler sayısının tüm öğeler sayısına oranı. Olasılık. Herhangi bir biyolojik olayın tekrarlanma şansı. örneğin: kalıtsal özelliklerin dölden döle geçme şansının veya tesadüfünün matematiksel hesaplanması. ihtimaliyet.

 

Estimated response probabilities : Tahmin edilmiş tepki olasılıkları.

İngilizce Probabilities Türkçe anlamı, Probabilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Probabilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Possibilities : İmkanlar. İmkan. Olanak.

Possibility : Olanaklılık. Kapı. Olurluk. Olabilirlik. Olanak. İmkan. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi.

Eventuality : Takdir. Netice. Olası sonuç. İmkan. Olası netice.

Feasibleness : Yapılabilirlik. Muhtemellik. Gerçekleştirilebilme kapasitesi. Başarılabilme kapasitesi.

Expectation : Deneysel verilerden ve hesaplardan belirli bir sonucu bekleme. Beklenilme. Mirasa konma beklentisi. Umma. Bekleme. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. İntizar. Beklenti. Umut.

Peradventure : Olur ya. Muhtemelen. Olabilir. Belirsizlik. Belki. Şüphe. Tahmin. Kazara. Ola ki.

Seasonableness : Fırsatlar. Uygun zamanda meydana gelme özelliği. Dakiklik.

Conceivableness : Uygulanabilirlik. Düşünülebilirlik. Olabilirlik.

Odds : Eşitsizlik. Kavga. Avantaj. Anlaşmazlık. Şans. Fark. Üstünlük. (bahiste) ikramiye oranı.

Chancing : Göze almak. Şans. Şans eseri olmak. Riske girmek. Denemek. Fırsat. Olanak. Tesadüfen olmak.

Probabilities synonyms : chanced, conceivability, alternativeness, contingencies, eventualities, contingency, likelihood, contingence, chance, likelihoods, chances, possibly, expectations.