Prodder türkçesi Prodder nedir

Prodder ingilizcede ne demek, Prodder nerede nasıl kullanılır?

Prodders : Üvendire. Mayın şişi veya çubuğu.

Prodded : Hatırlatıcı şey. Özendirmek. Kakmak. Dürtme. Dürtmek. Çivili sopa. Kışkırtmak. Teşvik etmek. Teşvik etme. Üvendire.

Prodding : Teşvik etme. Teşvik etmek. Kışkırtma. Kışkırtmak. Özendirmek. Dürtmek.

Cattle prod : Hayvan dürtme veya gütme çubuğu. Büyükbaş hayvan dürtmeye yarayan ucu sivri çubuk.

Prod : Teşvik etme. Gaz vermek. Hatırlatıcı şey. Üvendire. Kakmak. Dürtmek. Teşvik etmek. Kışkırtmak. Dürtme. Özendirmek.

Prodigious : İri. Şaşılacak. Devasa. Muazzam. Kocaman. Mükemmel. Olağanüstü. Harika. Müthiş. Fevkalade.

Prodigies : Dahi. Mucize. Deha. Olağanüstü şey. Harika.

Prodigally : Savurgan bir şekilde. Savurganca. Cömertçe. Müsrifçe.

Prodigals : Sefih. Mirasyedi. Çok. Savurgan kimse. Tutumsuz. Müsrif. Çok bol. Savurgan. Hovarda. Bol.

Prodigality : Müsriflik. Savurganlık. Bolluk. İsraf.

İngilizce Prodder Türkçe anlamı, Prodder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prodder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decent : İnce. Usturuplu. Saygılı. Makul. Yeterli. Nazik. Alçakgönüllü. Adam gibi. Hoşgörülü. Saygın.

 

Priggish : Ukalaca. Bilgiçlik taslayan. Ukala. Kendini beğenmiş.

Victorian : Viktoria dönemine ait. Muhafazakar.

Prods : Hatırlatıcı şey. Çivili sopa. Kakmak. Teşvik etmek. Teşvik etme. Özendirmek. Kışkırtmak. Dürtmek. Dürtme.

Puritanical : Sofu. Püritenlere ait. Bağnaz. Püriten. Gerici. Tutucu.

Prodded : Özendirmek. Hatırlatıcı şey. Dürtme. Dürtmek. Çivili sopa. Teşvik etme. Kışkırtmak. Kakmak. Teşvik etmek.

Decorous : Terbiyeli. Ağırbaşlı. Usturuplu. Efendi. Münasip. Uygun. Kibar. Yakışık alır. Zevkli.

Gads : Sivri uçlu demir. Eğlence peşinde koşmak. Sürtmek. Sivri demir. Avare dolaşmak. Serserilik yapmak.

Prissy : Fazla titiz. İffetli geçinen. Bağnaz. Kılı kırk yaran. Faziletli geçinen. Aşırı titiz.

Correctitude : Dürüstlük. Münasiplik. Doğruluk. Uygun olma. Uygunluk. Yakışık alma. Münasip olma.

Prodder synonyms : straightlaced, tight laced, prudish, gadding, appropriate, properness, seemly, solid, prodders, gad, square toed, propriety, gadded, pulverization, strait laced, straight laced, comme il faut, correct, comely, straitlaced, pulverisation, right, becoming, prod, kosher, fitting, halal, prim.

Prodder zıt anlamlı kelimeler, Prodder kelime anlamı

Incorrect : Münasebetsiz. Düzeltilmemiş. Doğru olmayan. Yakışıksız. Asılsız. Biçimsiz. Yanlış. Uygunsuz. Hatalı.

Impropriety : Yersizlik. Uygunsuzluk. Terbiyesizlik. Ahlaksızlık. Yanlışlık. Yakışıksızlık. Hata. Yolsuzluk. Yanlış kullanma. İrtikap.

Inappropriate : Uygunsuz. Uymaz. İsabetsiz. Caiz değil. Yakışıksız. Münasebetsiz. Uygun olmayan. Biçimsiz. Yersiz.

Prodder antonyms : indecorous, indecent, improper, wrong, improperness, take.