Prod türkçesi Prod nedir

Prod ile ilgili cümleler

English: A very well known wine is produced in that region.
Turkish: O bölgede, çok iyi tanınmış bir şarap üretilir.

English: According to an estimate, steel production will reach 100 million tons this year.
Turkish: Bir tahmine göre, bu yıl çelik üretimi 100 milyon tona ulaşacak.

English: A single person produces more meat than I expected.
Turkish: Bir tek kişi umduğumdan daha çok et üretir.

English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.

English: 82% - more than four-fifths - of the island's exports is agricultural produce.
Turkish: Ada ihracatının %82'si, beşte dörtten fazlası, tarımsal ürünlerdir.

Prod ingilizcede ne demek, Prod nerede nasıl kullanılır?

Cattle prod : Hayvan dürtme veya gütme çubuğu. Büyükbaş hayvan dürtmeye yarayan ucu sivri çubuk.

 

Prodded : Dürtmek. Kışkırtmak. Hatırlatıcı şey. Kakmak. Dürtme. Çivili sopa. Teşvik etme. Özendirmek. Üvendire. Teşvik etmek.

Prodder : Mayın şişi veya çubuğu. Üvendire.

Prodders : Üvendire. Mayın şişi veya çubuğu.

Prodding : Teşvik etme. Özendirmek. Kışkırtma. Kışkırtmak. Dürtmek. Teşvik etmek.

Prodigiousness : Harikalık. Olağanüstülük. Şaşılacak durumda olma. Mükemmelik. Kocamanlık.

Prodigy : Olağanüstü şey. Deha. Dahi. Mucize. Harika.

Prodigally : Savurgan bir şekilde. Savurganca. Cömertçe. Müsrifçe.

Prodigals : Müsrif. Mirasyedi. Savurgan kimse. Hovarda. Çok. Savurgan. Bol. Çok bol. Sefih. Tutumsuz.

Prodigality : İsraf. Savurganlık. Müsriflik. Bolluk.

İngilizce Prod Türkçe anlamı, Prod eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prod ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhortation : Tembih. Vaız. Teşvik edici söz. Şiddetli tavsiye. Tavsiye. Nasihat. Uyarı. Teşvik.

Exhortations : Uyarı. Şiddetli tavsiye. Teşvik. Tavsiye. Teşvik edici söz. Vaız. Tembih.

Hustled : Çabuk olmak. Acele ettirmek. Sıkıştırmak. İtmek. Acele etmek. Fahişelik yapmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Hile ile satmak.

Embed : Oturtmak. Kafasına sokmak. Gömmek. İçine oturtmak. Yerleştirmek. İyice yerleştirmek. İçine katmak. Gömülmek.

Kick butt : Çok şaşırtıcı olmak. (argo) bir hedefe ulaşmak için kuvvetli veya zorlayıcı önlemler kullanmak. Ezici bir üstünlükle yenmek. Harika veya mükemmel olmak. Haddini bildirmek. (birilerini bir iş yapmaları için) dürtmek.

 

Antagonizes : Kızdırmak. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Düşman etmek.

Stimulate : Gayrete getirmek. Sinirlendirmek. Uyandırmak. Tahrik etmek. Güdülemek. Tetiklemek. Kamçılamak. Uyarmak.

Give the engine the gun : Gazlamak.

Kick ass : (birilerini bir iş yapmaları için) dürtmek. Dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek. Birine fiziksel olarak zarar vermek. Birini tekme tokat dövmek. Kıçını tekmelemek. (argo) harika olmak. Mükemmel olmak. Dersini vermek (kavga ile). Fena benzetmek.

Abetted : Suç ortaklığı yapmak. Yardakçılık etmek. Tahrik etmek. Suç ortaklığı. Suça katılmak. Suça iştirak. Kışkırtılmış.

Prod synonyms : poke at, gadding, incentives, cheered, root for, gingered, cheer on, embosses, antagonise, supports, encourage, dig, support, incitation, goads, halloo, reminders, countenances, gad, antagonized, nudge, jog, inlay, gingering up, ginger, agitate, prodders, goading, antagonize, motivate, encouragements, provocations, hustles.

Prod zıt anlamlı kelimeler, Prod kelime anlamı

Pull : İçmek. Çekiş. Kalkmak (araba). Çekme. Çekiştirmek. Hareket etmek. Yolmak. Kürek çekmek. Çekmek. Kenara çekmek (araba).

Discouragement : Cesaretin kırılması. Engel. Hevesin kırılması. Vazgeçme. Hevesini kırma. Cesaretsizlik.

Prod ingilizce tanımı, definition of Prod

Prod kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To prod oxen. Hence, to goad, to incite, to worry. To prick with something sharp. As, to prod a soldier with a bayonet. To thrust some pointed instrument into. A pointed instrument for pricking or puncturing, as a goad, an awl, a skewer, etc. As, to prod a student.