Profusion türkçesi Profusion nedir

Profusion ingilizcede ne demek, Profusion nerede nasıl kullanılır?

In profusion : Bolluk içinde.

Profuse : Profus. Müsrif. Çok. Ölçülemeyecek kadar bol. Eli açık. Savurgan. Profüz. Cömert. Bol.

Profusely : Bolca. Bol bol.

Profuseness : Bolluk. Cömertlik. Müsriflik.

Be profuse in : Bir eylemi defalarca yapmak.

Arteria auricularis profunda : Arterya aurikularis profunda. A. auricularis caudalis'ten çıkarak auricula'nın iç yüzüne ulaşan, dış kulak yolunun derisini de vaskularize eden atardamar.

Profundal zone : Göl ve deniz gibi sucul ekosistemde ışıksız derin zemin bölgesi. Profundal zon.

Profundities : Genişlik. Derinlik. Hikmet. Şümul.

Profundity : Derinlik. Şümul. Hikmet. Genişlik.

Arteria profunda brachii : Arterya profunda braki. Kol derin atardamarı. A. brachialis'in kaudal kenarından kol kemiğinin ortası düzeyinde çıkan atardamar, arterya profunda braki.

İngilizce Profusion Türkçe anlamı, Profusion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Profusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extravagancy : Hovardalık. Aşırılık. Taşkınlık. İfrat. Müsriflik. Ölçüsüzlük. Delilik. Abartı.

Bonanzas : Beklenmedik kazanç. Zengin maden. Zengin. Zengin maden damarı. Kazanç kaynağı. Çok karlı iş. Beklenmedik zenginlik. Refah. Zengin maden yatağı.

 

Cornucopia : Bereket simgesi sayılan meyve vb. dolu boynuz. Boynuz biçimli kap. Boynuz anten. Boynuz biçimli süsleme.

Wilderness : Yığın. Bakımsız bahçe. Ekilmemiş boş arazi. Yaban. El değmemiş doğa. El değmemiş yer. Kır. Boşluk. Bakir doğa. Çöl.

Mercy : Aman. İnsaf. Merhamet. Af. Mağfiret. Merhametlilik. Acıma. Rahmet. Lütuf.

Jillion : Zilyon. (argo) çok büyük sayı.

Teemingness : Bereketlilik.

Profuseness : Cömertlik. Müsriflik.

Extravagantness : Mübalağalı olma. İleri gitme. Müsriflik. Aşırılık. Fazlalık. Tutumsuzluk. Müfritlik.

Amplitude : Büyüklük. Genişlik. Genlik. Bk. dalga genliği. Üslup zenginliği. Vusat. Amplilüd. Salınım devimlerinde denge konumuyla en büyük uzanım arasındaki fark. değişen yıldızlarda, en büyük parlaklık ile en sönük parlaklık arasındaki fark. Bir salınım devinmesinde, denge durumundan en çok uzaklaşılan nokta. dolayısıyla, elektromıknatıs dalgalarda ya da ses dalgalarında, dalganın taşıdığı erkenin niceliğini belirleyen özellik.

Profusion synonyms : affluence, host, flowingness, cornucopias, squandering, extravagances, benedictions, plenitude, beaucoups, prodigality, splurges, richness, waste, bountifulness, heaviness, benisons, innumerability, ampleness, profligacy, spendthriftiness, fruitfulness, verdancy, greatness, depth, abundances, abundance, commonness, fertilities, wastages, fertility, amplitudes, dissipations, wastefulness.

Profusion zıt anlamlı kelimeler, Profusion kelime anlamı

Scarcity : Nadirlik. Yetersizlik. Seyreklik. Nedret. Enderlik ilkesi. Azlık. Kesat. Az bulunurluk. Kıtlık.

Profusion ingilizce tanımı, definition of Profusion

Profusion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lavishing or pouring out without sting. The act of one who is profuse.