Programme türkçesi Programme nedir

  • Bağdarlamalamak.
  • Planlamak.
  • İzlence.
  • Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence.
  • Program.
  • Gösteri.
  • Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi.
  • İzlencelemek.
  • Belli bir çalışmanın amacını, bölümlerini, yöntemini ve süresini gösteren plan.
  • Bağdarlama.
  • İzlence dergisi.
  • Oyun izlencesi.
  • Yapım.
  • Bilişim, eğitim alanlarında kullanılır.
  • Yazılım.
  • Düzenlemek.
  • Programlamak.
  • Bir iş, süreç, gidiş ya da uygulamayı düzenleyen tasarımlı çerçeve.
  • Programa bağlamak.
  • Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi.
  • Düzen.
  • Josparlamak.

Programme ile ilgili cümleler

English: Emily is watching her favourite TV programme.
Turkish: Emily en sevdiği televizyon programını izliyor.

English: Ali is a freelance computer programmer.
Turkish: Ali serbest çalışan bir bilgisayar programcısı.

English: The general principles of this programme are still valid today.
Turkish: Bu programın genel ilkeleri bugün hâlâ geçerlidir.

English: Ali is a programmer.
Turkish: Ali bir proğramcı.

 

English: Ali is a computer programmer.
Turkish: Ali bir bilgisayar proğramcısıdır.

Programme ingilizcede ne demek, Programme nerede nasıl kullanılır?

Programme credit : Hükümetlerin uluslararası bir finansman kuruluşundan ya da bir başka hükümetten aldıkları, kullanımı belli bir projenin finansmanı ile sınırlandırılmamış olan ve genellikle ödemeler bilançosu açıklarının kapatılmasına veya kalkınmanın finansmanına yönelik bir dış kredi türü. Program kredisi.

Programme filler : Destekleyici izlence. Bir sinema izlencesinde baş filmin yanı sıra gösterilmek üzere hazırlanan ikinci derecede film ya da filmlerden oluşan izlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Programme input : Verileri bilgisayarda işlemek üzere saptanmış izlence uyarınca işletece kendi diliyle çeşitli biçimlerde gerekli bilgileri veren tanıtma, tanım, denetim ve işlem yazımlarının tümü. İzlence girdisi.

Programme output : Bilgisayarda izlence gereğince verilerin çeşitli biçimlerde işlemesiyle elde edilen yazımlı sonuç. İzlence çıktısı.

Programme switching center : Yönetim odasından gelen ses ile görüntünün yayına verilmek üzere denetlendiği oda. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ana denetim odası.

Basel programme : Basel programı.

Austerity programme : Tasarruf programı. Tasarruf bağdarlaması.

Cinema programme : İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. İzlence. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Computer programme : Bilgisayar programı.

Colour programme : Renkli program. Renkli yayın.

İngilizce Programme Türkçe anlamı, Programme eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Programme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accommodation : Bağdaştırma. Konaklama. Kalacak yer. Çözme. Yerleşme. Yatakhane. Rahatlık. Yatacak yer. Kolaylık. Uyum.

Lineups : Teşhis amacıyla yüzleştirme veya muvacehe. Belirli bir amaç için bir araya gelmiş olan insanlar veya gruplar sayısı. Düzenleme. Sıra. Teşhis maksadıyla zanlıları veya şüpheli şahısları sıraya dizme. Zanlı teşhis odası. Konser vb gibi bir etkinlikte sanatçıların sahne alma sırası. Saf. Gerçek suçluyu teşhis etmek icin (karakolda polis tarafindan) şüphelilerin sıraya dizilmesi.

Bouts : Müddet. Yarışma. Zaman. Devre. Kriz. Boks. Eskrim maç. Süre. Nöbet.

Programs : Programlar.

Cosmoses : Sistem. Kainat. Evren. Kozmos çiçeği. Acun. Kozmos.

Blueprinted : Kılavuz. Plan. Tasarlamak. Karalamak. Tasarlama. Ayrıntılı tasarı. Şablon. Ozalit. Planı mavi kağıda çekmek. Ozalit kopya.

Calculates : Hesaplama yapmak. Endazeye vurmak. Tahmin etmek. İhtimal vermek. Düşünüp taşınmak. Hesap yapmak. Hesap kitap yapmak. Hesap etmek. Ölçüp biçmek.

Composes : Toparlamak. Eser yaratmak. (aralarındaki anlaşmazlıkları) gidermek. Meydana getirmek. Şiir yazmak. Arabuluculuk yapmak. Yatıştırmak. Yazmak. Bestelemek.

Appoint : Donatmak. Kararlaştırmak. Saptamak. Döşemek. Görevlendirmek. Koymak. Dayayıp döşemek. Belirlemek. Memur etmek.

Softwares : Yazılım programları. Yazılım programı. Bilgisayarlı yazılım sistemi.

Programme synonyms : reading program, array, degree program, crash program, collocate, agendums, making, display, gigging, canon, production, deception, sked, coordination, combination, manifestation, crash course, crash programme, concert, inscription, manufacturing, software, routines, gigged, demo, blueprinting, arranges, info, arraying, demonstration, gig, collocated, codify.

Programme zıt anlamlı kelimeler, Programme kelime anlamı

Hardware : Aksam. Silah. İletişimi sağlamakta kullanılan araçların tümü. Donanım. Madeni eşya. Hırdavatçı dükkanı. Teçhizat. Bilgisayar sistemindeki elektronik ve mekanik araçlar. Çalgının, ağacı dışında kalan burgu, köprü ve düğme gibi bölümleri. Gereç.

Object program : Bir izlenceleme dilinde yazılmış kaynak izlencenin derlenmesiyle elde edilen izlence. Nesne programı. Amaç program. Amaç izlence. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Source program : Kaynak bağdarlama. Bir çevirici ya da derleyici aracılığıyla amaç izlenceye dönüştürülmesi gereken, dolayısıyla doğrudan uygulanma olanağı bulunmayan deyimlerden oluşan izlence. Kaynak izlence.

Programme ingilizce tanımı, definition of Programme

Programme kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A preliminary sketch. A scheme. Especially, a brief outline or explanation of the order to be pursued, or the subjects embraced, in any public exercise, performance, or entertainment. A prospectus. That which is written or printed as a public notice or advertisement.