Prolactin türkçesi Prolactin nedir
- Hipofizin ön lobundan salgılanan, memelilerde süt salgılanmasını uyaran, korpus luteumun devamına yardım eden, glikoprotein yapısında bir hormon. lüteotropin.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Prolaktin.
Prolactin ingilizcede ne demek, Prolactin nerede nasıl kullanılır?
Prolactin inhibiting factor : Prolaktin inhibe edici hormon. Prolaktin hormonunun salınmasını engelleyen bir madde.
Prolactin inhibiting hormone : Pıh. Prolaktin inhibiting hormon. Prolaktin salınımını kısıtlayıcı hormon.
Prolactin release inhibiting hormone : Prıh. Prolaktin salınımını kısıtlayıcı hormon. Prolaktin release inhibiting hormon.
Prolactin releasing hormone : Prolaktin salgılatıcı hormon. Prh.
Prolactine : Hipotalamustan salınan, ön hipofizden prolaktin salınımını kıstlayan dopamin yapısında bir hormon, pıh, prıh, prolaktin inhibe edici hormon, prolaktin inhibiting hormon, prolaktin release inhibiting hormon. Prolaktin. Ön hipofiz pars distalisinde laktotrop hücreleri tarafından salınan, sarı cisimciğin oluşması ve ondan progesteron salgılanmasını, memelilerde, doğumdan sonra süt salgılanmasını uyaran, dişilerde ergenlikten önce östrojen ve ergenlikten sonra ise progesteronla meme bezlerinin gelişimini sağlayan, büyüme ve gelişme üzerine de etkili olan protein yapılı bir hormon, galaktin, galaktopoetik hormon, laktojenik hormon, laktotropin, lüteotropin, lüteotrofik hormon, lüteotropik hormon, lüteotrop hormon, lüteomamatrop hormon, mammotropin, lth. Hipotalamustan salınarak ön hipofizden prolaktin salınımını uyaran polipeptit yapısında bir hormon, prh. Prolaktin salınımını kısıtlayıcı hormon. Prolaktin salgılatıcı hormon.
Prolamine : Prolamin. Basit proteinler.
Caprolactam : Kaprolak. Kaprolaktam.
Prolapse : İnme. Düşmek. Sarkma. Bir organın yapısal yetersizlik veya bağlarının gevşemesi nedeniyle bulunduğu yerden ayılarak aşağıya sarkması, çıkması veya düşmesi. Prolapsus. Yerinden oynamak. Düşme. Kaymak. Prolaps. Sarkmak.
Hyperprolactinemia : Hiperprolaktinemi. Kanda prolaktin düzeyinin artması. Kanda prolaktin yüksekliği. Kanda prolaktin düzeyinin artması, prolaktinemi.
Prolapse retainer : Daha çok koyunlarda prolapsus vajina tedavisinde vajinanın yeniden prolabe olmasını engellemek amacıyla vajina içine geçici olarak yerleştirilen lastik veya diğer maddelerden yapılmış araç. Vajinal pessari.
İngilizce Prolactin Türkçe anlamı, Prolactin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prolactin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Luteotropic hormone : Lüteotropik hormon. Lüteotrop hormon.
Luteotropin : Lüteotropin.
Luteotrophic hormone : Lth.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Galctopoietik hormone : Galaktopoetik hormon.
Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Prolactin synonyms : gonadotrophin, gonadotropic hormone, gonadotrophic hormone, a cells, abambulacral area, lactotropin, abacus bodies, lactogenic hormone, galctin, a cell, a protein, galactin, abo blood groups system, mammotropin, prolactine, gonadotropin, abiotic environment, luteomammatrop hormone, abiotic factor, a site, lactogen, aardwolf.

Bu kısımda Prolactin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prolactin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prolactin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prolactin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.