Proofreader türkçesi Proofreader nedir

Proofreader ile ilgili cümleler

English: If Esperanto were an easy language I wouldn't need a proofreader.
Turkish: Esperanto kolay bir dil olsaydı düzeltmene ihtiyacım olmazdı.

Proofreader ingilizcede ne demek, Proofreader nerede nasıl kullanılır?

Proofreaders : Musahhih (daktilo terimi). Musahhih. Düzeltici. Düzeltmen. Hataları bulan. Düzeltici (daktilo terimi).

Proofread : Prova tashih etmek (daktilo terimi). Yazım hatalarını denetlemek. Provaları düzeltmek. Prova okumak. Prova tashih etmek. Düzeltmek. Yanlışları düzeltmek. Provasını okumak. Yazım hatalarını bulup düzeltmek. Düzeltme yapmak.

Proofreading : Prova okuma. Düzelticilik. Dna eşlenmesi sırasında yeni ipte bulunması muhtemel yanlış nükleotitlerin belirlenmesi ve düzeltilmesi amacıyla, sentezlenen yeni dna ipinin dna polimeraz enzimi tarafından yeniden okunması. Düzeltme okuması. Redaksiyon. Düzeltme.

Proofreads : Düzeltmek. Prova okumak. Düzeltme yapmak. Prova tashih etmek. Provaları düzeltmek. Prova tashih etmek (daktilo terimi). Provasını okumak. Yazım hatalarını bulup düzeltmek. Yazım hatalarını denetlemek.

İngilizce Proofreader Türkçe anlamı, Proofreader eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Proofreader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revisionists : Tashih eden. Saptırımcı. Tashihçi. Revizyonist.

Corrective : Yatıştırıcı. Islah edici şey. Çare. Islah edici. İslah edici. Düzeltici şey. Giderici.

Corrector : Düzelten kimse. Eleştirmen. Kapatıcı (kozmetik). Reformcu. Giderici.

Copyreader : Düzeltmene metni okuyan yardımcı.

Printer : Basıcı. Bir yapıtın basılmasını sağlayan, basılarak yayımını yapan kişi. Bilgiyazıcı. Basım işini gerçekleştiren aygıt. Yazıcı. Matbaacı. Yayıncı. Sonraki. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Basım aygıtı.

Emendator : Bir metni düzelten. Bir metin üzerinde değişiklik yapan. Tadil eden. Bir metni tashih eden.

Pressman : Muhabir. Gazeteci. Baskı makinası operatörü. Basımcı. Basın mensubu. Ütücü. Matbaacı.

Improvers : Düzelten kimse. Gönüllü çalışan kimse. Düzenleyici. Çırak. Reformcu. Yenilikçi. Islahatçı. Geliştirici.

Copyreaders : Düzeltmene metni okuyan yardımcı.

Meliorative : Yücelten. Anlam iyileşmesi. Yükseltici. İyileştirici. Islah eden. Kötü anlamlı bir kelimenin zamanla iyi bir anlam kazınması olayı: et.’de çok defa yablak «kötü, fena» kelimesi ile birlikte kullanılan yabız yablak «kötü, fena» anlamından xvı. yüzyıldan sonraki gelişme ve ses değişmesi ile bugün tt.’de yavuz şekline ve «iyi, yiğit, kahraman» anlamlarına dönüşmüş olması gibi. yavuz sultan selim; o yavuz adamdır vb. yahşı «iyi» kelimesinin zıt anlamlısı olan yaman «kötü» kelimesindeki anlam iyileşmesi de yavuz’a paralel bir gelişme göstermiştir. aynı gelişme et. emgek «ızdırap, eziyet, mihnet» emgek emgenmek «acı çekmek, ızdırak çekmek» kelimesinden değişen emek «çekilen zahmet, herhangi bir iş için gösterilen özen, harcanan beden ve kafa gücü» kelimesi için de söz konusudur: bu gelişmede onun büyük emeği vardır vb. İyileştiren. Düzelten.

 

Proofreader synonyms : correctional, corrector of the press, reader, correctors, conditioner, editor, diorthotic, revisionist, correctives, proofreaders, adjusting, reviser, amendatory, emendatory, improver.