Propension türkçesi Propension nedir

  • Eğsinim.

Propension ingilizcede ne demek, Propension nerede nasıl kullanılır?

Propensities : Meyelan. Temayül. İstek. Eğilim. Arzu. Eğiklik. Meyil.

Propensity : Meyelan. Meyil. İstek. Eğilim. Arzu. Temayül. Eğiklik.

Propensity to consume : Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ortalama tüketim eğilimi. Tüketim eğilimi. Tüketme eğilimi.

Propensity to invest : Yatırım eğilimi.

Propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Artırım eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı. Tasarruf temayülü. Tasarruf eğilimi.

Marginal propensity to import : Marjinal dışalım eğilimi. Marjinal ithalat meyli. Milli gelirde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin dışalımda yarattığı değişim. Marjinal ithalat eğilimi.

Average propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı.

Average propensity to tax : Vergi mükelleflerinin ödedikleri vergi tutarının gelirlerine oranı. Ortalama vergi oranı.

 

Average propensity to consumption : Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ortalama tüketim eğilimi.

Longrun propensity : Uzun dönem eğilimi. Lrp.

İngilizce Propension Türkçe anlamı, Propension eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propension ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Job : İşe yerleştirmek. Alet. Zorluk. Güçlük. İş yapmak. Görevi kötüye kullanmak. Ufak tefek işler yapmak. Komisyonculuk yapmak. İş. Kiralamak.

Business : Sorun. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Tecimevi. Ticaret. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Konu. Şey. Olay. İşletme. İş.

Occupational group : Meslek grubu. Aynı tür etkinlikte bulunan insanlardan oluşan topluluk.

Vocation : Hizmet. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Çağrı. Davet. Uğraşı. Eğilim (belirli bir işe yönelik). İlahi bir göreve çağrı. Zanaat. Görev. Meslek.

Legal community : Yasal topluluk.

Architecture : Konutlarla ilgili tüm sorunları ve konuları içeren bilim ve sanat dalı. Mimari yapı. Yapıcılık. Yapı. İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için uzamlar düzenleme sanatı ve bununla ilgili bilim dalı. Mimari. İnşaat. Yapıtasarcılık. Mimarlık.

 

Journalism : Gazetecilik. Habercilik. Basın.

Businessmen : İşadamı. İş adamları.

Occupation : Uğraşı. Meslek. Zanaatçılık. Tasarruf. İşgal. İstila. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Uğraş. İş.

Priesthood : Papazlık. Papazlar. Ruhbanlık. Rahiplik.

Propension synonyms : learned profession, community of scholars, business community, line of work, legal profession, politics, line, bar, technology, education, engineering, literature, economics profession, health profession.

Propension zıt anlamlı kelimeler, Propension kelime anlamı

Disinclination : Gönülsüzlük. İsteksizlik. Niyeti olmama.

Retreat : Gerileme. Sığınak. Bir köşeye çekilip dinlenme. Geri çekilmek. Gerilemek. Gitmek. Geri adım atmak. Çekilme. Yeniden işlemek. Dinlenmek için çekilmek.

Propension ingilizce tanımı, definition of Propension

Propension kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Propensity. The quality or state of being propense.