Proportionality türkçesi Proportionality nedir

  • Düz oranlılık.
  • Orantılılık.

Proportionality ingilizcede ne demek, Proportionality nerede nasıl kullanılır?

Disproportionality : Orantısızlık.

Proportional action : Orantılı eylem. Oransal eylem.

Proportional action coefficient : Orantılı eylem katsayısı. Oransal eylem katsayısı.

Proportional band of a controller : Denetleyicinin orantısal kuşağı. Denetleyicinin oransal kuşağı.

Proportional character spacing : Orantılı karakter boşluğu.

Proportional frequency : Oransal sıklık. Oransal frekans.

Proportional printing : Oransal basım. Orantılı yazım.

Proportional representation : Nisbi temsil sistemi. Orantılı temsil. Nispi temsil sistemi. Nispi temsil. Nisbi temsil.

Proportional control : Orantılı denetim. Oransal kontrol. Orantılı düzeltme. Kumanda aygıtının değerlendirmesine göre vana ya da hava kapağını oranlı olarak açıp kapayan denetim düzeni. Oransal denetim. Oranlı denetim.

Proportional sampling : Orantılı örnekleme.

İngilizce Proportionality Türkçe anlamı, Proportionality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proportionality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balance : Dengeyi sağlamak. Uyum. Terazi. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Kalan. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Bakiye. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Bilanço.

 

Ratio : Orantı. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oran. Nispet. Rasyo. Hız. İki değerin birbirine bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. İncelenen nüfusta belli bir sürede görülen iki olaydan birinci olay sayısının ikinci olay sayısına bölünmesiyle elde edilen değer. Nisbet.

Proportion : Miktar. Oranlamak. Orantılamak. Tenasüp. Ç.boyutlar. Kısım. Uyum. Oran. Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm. Nispet.

Correspondence : Karşılık gelme. Tekabül etme. Muhabirin ilettiği haber. Uyuşma. Muhabere. Birbirini tutma. Yazışmalar. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Benzeşme. Karşılıklılık.

Commensurateness : Oranlılık.

Arrangement : Nesneleri birbirine uyarlayarak oluşturulan düzen. Hazırlık. Tanzim. Müzik düzenlemesi. Sıra. Uzlaşma. Anlaşma. Tertip. Diziliş. Plan.

Placement : Yerleştirme. Bankanın kredi vermesi. Yatırma (para). Getirim. Yatırım. Plasman. Sipariş verme. Atama. Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım.

Proportionality synonyms : proportionateness.

Proportionality ingilizce tanımı, definition of Proportionality

Proportionality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being in proportion.