Proprietary türkçesi Proprietary nedir

  • Mal sahipleri.
  • Patentli.
  • Şahsi.
  • Tescilli.
  • Tescilli ilaç.
  • Mücessel.
  • Birinin mülkü olan.
  • Müseccel.
  • Kişiye özel.
  • Özel.
  • Mülkiyet ile ilgili.
  • Mal sahipliğine ait.
  • Birinin malı olan.
  • Hissedarlar.
  • Sicilli.

Proprietary ingilizcede ne demek, Proprietary nerede nasıl kullanılır?

Proprietary capital : Kişisel sermaye. Şahsi sermaye. Özsermaye. Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan karları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar. Özkaynak.

Proprietary company : Arazi sahibi şirket. Holding şirketi. Kodak şirketi. Aile şirketi. Bir kişiye ait şirket.

Proprietary medicine : Müstahzar ilaç. Hazır ilaç. Tescilli ilaç.

Proprietary name : Patent. Müseccel marka.

Nonproprietary : Tescilsiz. Topluma uygun olmama. Terbiyeli olmama. Patentsiz. Telif ile korunmayan. Uygun olmama.

Proprietorial : Mülk sahipliği ile ilgili. Ev sahipliği ile ilgili.

Jus proprietatis : (latince) mülkiyet hakkı.

Proprietorship register : Mülkiyet sicili.

Proprietorship : Mülk sahipliği. Mal sahipliği. Şahıs şirketi. Tek kişilik şirket. Şahıs işletmesi. Maliklik. Adi şirket.

Proprietaries : Özel. Şahsi. Birinin mülkü olan. Tescilli mümessil. Sicilli. Kişiye özel. Tescilli. Tescilli ilaç. Hissedarlar. Mal sahibi.

 

İngilizce Proprietary Türkçe anlamı, Proprietary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proprietary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cliquey : Ayrıcalıklı. Yeni geleni hoş karşılamayan. Seçkinci. Kibirli. Kapalı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Burnu havada.

Stockholders : Hissedar. Hisse senedi sahibi.

Esoteric : Gizli. Nadir. Batıni. Belirli bir kesime hitap eden. Olağandışı. Ancak küçük bir grupça bilinen. Belli bir gruba hitap eden. Bir kesime hitap eden. İçrek.

Cliquiest : Kapalı. Ayrıcalıklı. Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen).

Proprietaries : Mal sahibi. Tescilli mümessil.

Patent : Herhangi bir işin ya da tecim işleminin yapılabilmesi için devletçe kişiye ya da tecimsel kuruluşa verilen izin. yurda mal satma ya da yurttan mal çıkarma izni. Açık. Patent vermek. İmtiyazlı arazi. Tescil. Yapım çalışmalarına ilişkin işlerde eskiyi iyileştirme, değişik, yeni bir türetme yapma ya da bilinmeyen yepyeni bir şey bulma gibi olaylarda bulan kişinin bu sonuç ve çalışmalardan doğacak yararlanmaları tekelinde bulundurabilmesi için devletçe kendisine verilen belge. Patentini almak. Buluş hakkı. Besbelli.

All that : Olan her şey. Olağanüstü. Üstün (argo terim). O kadar. Öylesine. O kadar çok.

Personal : Bedensel. Kişisel ilanlar sayfası. Menkul. Kişisel. Şahsa özel. Hususi. Zati.

Personals : Kişiye yönelik. Zati. Kişisel ilanlar sayfası. Kişisel. Hususi. Şahsa özel.

 

Confidential : Kişiye mahsus. Zata mahsus. Mahrem. Emin. Güvenilir. Gizli kalması gereken. Gizli. Güven veren.

Proprietary synonyms : esoterical, individual, secured by a patent, proprietary medicine, especial, proprietorship, ad hoc, copyrighted, trademarked, ownership, private, airs, in personam, exceptional, patented, shareholders, stakeholders, registered, custom, cliquy, demesnial, respective, custome, dedicated, in camera, cliquier, distinctive, branded, tailormade, inscribed.

Proprietary zıt anlamlı kelimeler, Proprietary kelime anlamı

Nonproprietary : Topluma uygun olmama. Telif ile korunmayan. Patentsiz. Uygun olmama. Tescilsiz. Terbiyeli olmama.

Proprietary ingilizce tanımı, definition of Proprietary

Proprietary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Considered as property. A proprietor or owner. Owned. One who has exclusive title to a thing. One who possesses, or holds the title to, a thing in his own right. As, proprietary medicine. Belonging, or pertaining, to a proprietor.