Prosody türkçesi Prosody nedir
- Ölçü tekniği.
- Vezin tekniği.
- Vezin.
- Prosodi.
- Ölçü.
- Tartıbilim.
- Şiir sanatı.
- Aruz.
- Prozodi.
- Bürün.
- Bürünbilim.
- Ölçübilim.
Prosody ingilizcede ne demek, Prosody nerede nasıl kullanılır?
Prosodeme : Prozodem. Bürünbirim.
Prosodic : Bürünsel.
Prosodies : Bürün. Aruz. Ölçü. Vezin. Vezin tekniği. Ölçübilim. Bürünbilim. Prosodi. Tartıbilim.
Prosobranches : Önden solungaçlılar. Yumuşakçalar (mollusca) dalının, karından ayaklılar (gastropoda) sınıfından, solunum organları (ktenidyum) yüreğin önünde bulunan, kabuklu ya da kabuksuz olan, kabuklan kalker ya da keratin bir operkulum ile kapalı olan, paludina (paludina), denizkulağı (haliotis), dikenli salyangoz (murex), purpura (purpura), litorina (littorina) cinsleri iyi bilinen bir takım.
Prosoma : Prosoma. Araknidlerde ve bazı diğer omurgasızlarda, sefalotoraksa karşılık olan vücudun ön bölgesi.
Prosaic : Alelade. Bayağı. Sıkıcı. Şiirsel olmayan. Düzyazı şeklinde. Tatsız. Hayal gücünden yoksun. Tekdüze. Monoton. Yavan.
Prosaical : Bayağı. Sıkıcı.
Weigh pros and cons : Avantaj ve dezavantajlarını tartmak. Pozitif ve negatif taraflarını göz önünde bulundurmak.
Pros and cons : Artı ve eksileri. Eğrisiyle doğrusuyla. (bir şeyin) artıları ve eksileri. Lehte ve aleyhte olanlar. Artıları ve eksileri.
Prosopalgia : Prosopalji.
İngilizce Prosody Türkçe anlamı, Prosody eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prosody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gage : Bkz.gauge. Tartmak. Bahis. Bahse girmek. Rehin vermek. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Ölçmek. Miktar. Teminat.
Denominations : İsim. Zümre. Çeşit. Cins. Adlandırma. Ad. Tarikat. Sınıf. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. Tanınma adları.
Calibers : Yetenek. Kapasite. Çap. Kalibre. Kabiliyet. Kalite.
Foot rule : Cetvel. Bir kadem boyunda cetvel. Ayar. Bir ayaklık cetvel.
Caesura : Duraklanacak yer. Müzik biterken armonik zincirlemeler bütünü. Durgu. Durak. Dize durağı.
Versification : Nazım sanatı. Nazım yapma. Şiir yazma sanatı. Şiir yazma.
Measure : Oran. Endazeye vurmak. Dikkatle bakmak. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Ölçüsünü almak. Ölçüm. Ölçü birimi. Ölçüsünde olmak.
Meters : Saat. Sayaç. Metre. Taksimetre.
Admeasurement : Hisse tayin etme. Ölçme. Dağıtım. Paylaştırma. Boyut. Ölçüm.
Metrics : Ölçübirim. Koşukbilim. Koşut bilim.
Prosody synonyms : poetic rhythm, sprung rhythm, pitch contour, enjambement, speech rhythm, manner of speaking, extent, stress, benchmarks, metre, accent, modulation, verse form, metres, poetry, dimension, prosodies, delivery, extents, dimensions, poetics, speech, rhythming, denomination, cadence, enjambment, poetries, benchmark, metred, calibres, calibre, rhythms, inflection.
Prosody ingilizce tanımı, definition of Prosody
Prosody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That part of grammar which treats of the quantity of syllables, of accent, and of the laws of versification or metrical composition.

Bu kısımda Prosody kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prosody ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prosody anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prosody ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.