Psychosomatics türkçesi Psychosomatics nedir
- Ruh-örgen kuramı.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- İnsanı ruh ve bedenin bütünleşmiş birliği sayan, ama ruhu insanın tarihsel toplumsal yaşantılarından soyutlayarak insan bedenindeki bütün süreçlerin birincil ilkesi ve temeli sayan bir kuram.
- Psikosomatik.
Psychosomatics ingilizcede ne demek, Psychosomatics nerede nasıl kullanılır?
Psychosomatic disease : Zihni ve ruhsal nedenlerle ortaya çıkan hastalık. hayvanlarda kesin olarak olmamakla birlikte, suni tohumlama merkezlerindeki boğalarda görülen abomazum ülserleri, köpeklerdeki ülserli kolon yangısı ve domuzlardaki mide ülserleri psikosomatik hastalık olarak değerlendirilmektedir. Psikosomatik hastalık.
Psychosomatic : Psikosomatik. Ruh ve beden arasındaki ilişkiyle ilgili olan. zihni ve ruhsal etmenlerin vücut işlevlerini etkilemesiyle ortaya çıkan.
İngilizce Psychosomatics Türkçe anlamı, Psychosomatics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Psychosomatics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.
Agnation : Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Hısımlık. Baba tarafından akrabalık.
Aesthetic : Güzelduyu. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Estetik. Bedii.
Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi. Yaş öbeği. Yaş grubu.
Neurotic : Evhamlı. Kuruntulu. Sinirceli. Safkan. Sinirsel. Nevrozlu. Nevrotik kimse. Nevrozla ilgili. Sinirlere tesir eden ilaç. Nörotik.
All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.
Achievement motive : Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarı güdüsü.
Psychoneurotic : Psikonörotik. Psikonevrotik.
Affection : Hastalık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Eğilim. Yakınlık. Meyil. Alaka. Sevgi. Duygusal yakınlık. Düşkünlük.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Psychosomatics synonyms : age distribution, aesthetical ideal, age grade, acculturation, acclimatation, psychosomatic, adaptive behavior, abilities, alienation.
Psychosomatics zıt anlamlı kelimeler, Psychosomatics kelime anlamı
Psychosomatics antonyms : unneurotic.

Bu kısımda Psychosomatics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Psychosomatics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Psychosomatics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Psychosomatics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.