Public school türkçesi Public school nedir

  • Devlet okulu (abd).
  • Devlet okulu.
  • Mahalle okulu.
  • Parasız resmi okul.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Resmi okul.
  • Milli eğitim bakanlığına bağlı, her türlü giderleri genel bütçe ile il bütçesinden karşılanan ve öğrenim çağındaki çocukları ulusal eğitim amaçlarına göre eğiten okul.
  • Özel okul.
  • Özel okul (uk).
  • Özel okul (ingiliz ingilizcesi).
  • Devlet okulu (amerikan ingilizcesi).
  • İngiltere'de 13-18 yaş grubu için özel okul.

Public school ile ilgili cümleler

English: I went to public school.
Turkish: Ben devlet okuluna gittim.

English: I've been a public school teacher for the past thirteen years.
Turkish: Ben son on üç yıldır bir devlet okulu öğretmeniyim.

English: All of my friends go to public schools.
Turkish: Tüm arkadaşlarım devlet okullarına gidiyor.

English: He was educated at a public school.
Turkish: Bir devlet okulunda eğitim gördü.

English: I attend a public school.
Turkish: Özel okula gidiyorum.

Public school ingilizcede ne demek, Public school nerede nasıl kullanılır?

Public : Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ahali. Umum. Herkesin bildiği. Herkese açık. Seyirci. Kamu. Kamusal. Aleni. Halk.

School : Okul binası. Okul çalışanları ve öğrencileri. Okula göndermek. Bilimyurdu. Ders vermek. Birdem. Terbiye etmek. Eğitmek. Sürü halinde yüzmek (balık). Okul.

 

Public accounting : Serbest muhasiplik. Yetkili muhasebeci. Kamu muhasebesi. Devlet muhasebesi. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi. Muhasebe.

Public administration : Amme idaresi. Merkezi hükümet. Amme yönetimi. Kamu idaresi. Kamu yönetimi.

Public assistance : Sosyal yardım.

Public auction : Genel müzayede. Açık satış. Açık mezat. Açık artırma. Açık artırma ile satmak. Müzayede. Aleni müzayede.

İngilizce Public school Türkçe anlamı, Public school eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Public school ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

 

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academy : Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Yüksek okul. Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese. Okul.

State school : (ingiltere'de) devlet okulu.

Private school : Devlet, özel idareler ya da belediyeler yerine kişiler, dernekler ya da ortaklıklarca açılan ve işletilen okul. Özel eğitim kurumu.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Public school synonyms : common school, abulia, achievement tests, abstract reasoning, academic year, abstract intelligence, accustoming, achromatopsia, achievement age, abnormal child.