Public security türkçesi Public security nedir
- Asayiş.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Kamu güvenliği.
- Genel güvenlik.
- Kamu güveni.
Public security ingilizcede ne demek, Public security nerede nasıl kullanılır?
Public : Herkesin bildiği. Milli. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Halka açık. Seyirci. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Aleni. Bar. Devlete ait. Ulusal.
Security : Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. İpotek. Emanet. Taşınır değer. İnanca. Depozito. Teminat. Selamet. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. [#güven Güvenlik] önlemleri.
Ministry of public security : Bir ülkedeki toplum güvenliğinden sorumlu devlet kurumu. Kamu güvenliği bakanlığı.
Public accounting : Yetkili muhasebeci. Devlet muhasebesi. Muhasebe. Serbest muhasiplik. Kamu muhasebesi. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi.
Public administration : Kamu yönetimi. Merkezi hükümet. Kamu idaresi. Amme yönetimi. Amme idaresi.
Public assistance : Sosyal yardım.
İngilizce Public security Türkçe anlamı, Public security eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Public security ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Safety : Selamet. Safeti. Güvenlik. Korkusuzluk. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Emniyet. Koruyucu. Güven.
Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.
Annulment : İlga. Fesh. İhlal etme. Fesih. Feshetme. Evliliğin iptali. Bozma. Kaldırma. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni).
Abstention : İmtina. Çekinme. Vazgeçmek. Çekimser kalma. Sakınma. Kaçınma. Uzak durma. Oy vermeme. Çekimser oy.
Abetment : Tahrik ve teşvik. Kışkırtma. Cesaretlendirme. Suça katılma. Azmettirme. (suça) yardımda bolunmak. Yardakçılık etme. Yardımda bulunma. Suç ortaklığı.
Order : Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Sınıf. Tertiplemek. Kimyasal hız denklemlerinde derişiklik çarpanları sayısı. türevsel denklemin en yüksek türevi. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Rütbe. Basamak. Ismarlamak. Emretmek. Tür.
Abduction : Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Abdüksiyon. Zorla kaçırma. Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim. Adam kaçırma. Kız kaçırma. Kaçırma. Uğrulama.
American law of corporation : Dernekler tüzesi.
Abstainer : Çekimser kalan biri. Sakınan kişi. Çekimser. İçki içmeyen kimse. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. Müstenkif.
Safetying : Emniyet. Güven. Selamet. Korkusuzluk. Koruyucu. Güvenlik.
Public security synonyms : administer an oath, allegation, aggravating circumstances, administration of justice, peaces, act of witness, a wide saloon, law and order, absente, peace, accused, administrative districts, safeties.

Bu kısımda Public security kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Public security ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Public security anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Public security ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.