Punctate türkçesi Punctate nedir

Punctate ingilizcede ne demek, Punctate nerede nasıl kullanılır?

Superficial punctate keratitis : Yüzeysel benekli keratitis. Yangılı özellikte olmayan ve olasılıkla epitel hiperplazi odaklarından oluşan çok sayıda küçük donuklaşmalarla belirgin, kronik irrtitasyonlardan kaynaklanan kornea yangısı.

Punctated : Noktalı. Benekli.

Punctation : Beneklilik. Benekli olma. Noktalı olma.

Punctator : Masora araştırmacısı. Masora yazarı.

Keratitis punctata : Keratitis punktata. Kornea parenkiminde düzenli noktalar biçiminde yangısal bir infiltrasyonun lokalize olması olgusu.

Punctist : Masora araştırmacısı. Masora yazarı.

Punctilio : Aşırı resmilik. Özen. Tören merakı. Törene düşkünlük. Titizlik.

Punctilious : Ayrıntılar ve resmiyette fazla titiz. Merasim meraklısı. Fazla titiz. Aşırı titiz. Resmiyet meraklısı. Dikkatli. Titiz. Törene düşkün. Çöpatlamaz. Özenli.

Punctiform : Benekli. Benek şeklinde. Punktiform. Noktacık biçiminde. Nokta biçiminde. Nokta şeklinde.

Puncta maxima : Kalbin dinlenmesinde endokardiyal üfürümlerin en iyi duyulduğu noktalar. Punkta maksima.

İngilizce Punctate Türkçe anlamı, Punctate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punctate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dappling : Puanlı. Beneklenmek. Benek. Benekli hayvan. Beneklemek. Puanlamak. Benekli renk.

Dottiest : En çılgın. Sapık. Aptal. Kaçık.

Mark : Yapım imleri. Çizik. İşaret etmek. Alamet. Alman parası. İşaret. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Bilgisayar, bilişim, eğitim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Leke. Etiket.

Dappled : Çekit çekit. Nokta nokta. Alacalı. Abraş. Lekeli. Puanlı.

Brindles : Kahve renkli. Benekli veya çizgili hayvan. Çizgili renk. Çizgili. Gri. Kahverengi.

Add : İlave etmek. Ekleme yapmak. Artırmak. Eklemek. Uzatmak. Bindir. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekleme. Katmak. Çalmak.

Pointy : Sivri.

Calicos : Pamuklu bez. Değişik. Basma. Patiska. Patiskadan yapılmış. Karışık. Amerikan. Basmadan yapılmış. Pamuklu.

Scarify : Toprağı sürmek. Kazımak. Canını yakmak. İncitmek. Derisini soymak. Acımasızca eleştirmek. Deriyi kazımak.

Dottier : Aptal. Sapık. Kaçık. Daha çılgın.

Punctate synonyms : calico, dotted, punctated, pierce, spottier, doted, chine, specked, calicoed, brindled, punctuated, punctulate, spottiest, quote, flecked, pointier, pointiest, dapples, brindle, spotty, dotty, dapple, spotted.

Punctate zıt anlamlı kelimeler, Punctate kelime anlamı

Take away : Alıp götürmek. Ortadan kaldırmak. Çalmak. Çekmek (desteği). Çıkarmak. Almak. Paket yaptırıp götürmek. Kaldırmak. Götürmek. Elinden almak (bir hakkı).

Play up : Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Vurgulamak. Üzerinde durmak. Abartmak. Sorun çıkarmak. Daha yüksek sesle çalmak. Daha sesli çalmak. Belirtmek. Yaramazlık etmek. Oyun oynamak.

 

Foreground : Ön. Önalan. Ön plana almak. Önplan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Ön plan. En öndeki görüntü.