Purler türkçesi Purler nedir

  • Devirici yumruk.
  • Yıkıcı darbe.
  • Şiddetli düşüş.
  • Düşüş.
  • Kötü düşme.

Purler ingilizcede ne demek, Purler nerede nasıl kullanılır?

Come a purler : Kötü düşmek. Tepetaklak düşmek. Başaşağı düşmek.

Take a purler : Kötü düşmek. Tepetaklak düşmek.

Purled : Ters örgü yapmak. Çağıldamak. Sırma. Girdap. Çağıldayarak akmak. Şırıltı. Nakış ile süslemek. Oya ile süslemek. Şırıldamak. Çağıldama.

Purl : Çağıldayarak akmak. Nakış ile süslemek. Oya ile süslemek. Şırıltı. Çağıldamak. Ters örgü yapmak. Çağıldama. Girdap. Şırıldamak. Ters ilmik.

Purlieu : Etraf. Varoş. Sınır. Hudut. Civar.

Purlin : Çatı aşığı. Aşırma. Çatı sırt kirişi. Sırt kirişi. Aşık.

Purlieus : Civar. Etraf. Çevre. Varoş.

Purloined : Eser hırsızlığı yapmak. Aşırmak. Hırsızlık etmek. Yürütmek. Birisini çarpmak. Çalıntı yapmak. Çalmak.

Purloining : Aşırmak. Birisini çarpmak. Yürütmek. Çalıntı yapmak. Hırsızlık etmek. Çalmak. Eser hırsızlığı yapmak.

Purloiners : Hırsız. Eser hırsızı.

İngilizce Purler Türkçe anlamı, Purler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bloodshed : Öldürme. Kan akıtma. Katliam. Kan dökme.

 

Eclipses : Üstün çıkmak (birinden). Işığını karartmak. Tutulmak. Tutmak. Geçici karanlığa bürünme. Gölgede bırakmak. Sönmek. Geçici başarısızlık. Tutulmasına neden olmak.

Infanticide : Bebek katili. Bir yaşından küçük çocuğu öldürme. Yeni doğmuş çocuğu öldürme. Bebek öldürme. Çocuk katili. Çocuk öldürme. Yeni doğanı öldürme suçu. Yeni doğanı öldürme cürmü.

Lynching : Linç etme. Birden çok kişinin kendilerine göre suç olan bir davranışından dolayı herhangi bir kişiyi yargılamasız, taşla, sopayla vb. araçlarla döverek öldürmesi. Linç edilme. Linç. Linç etmek.

Decline : Çevirmek. Alçalmak. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. Bozulmak. Azalmak. Çekmek (dilbilgisi terimi). İniş. İnişe geçmek. Çürümek. Reddetmek.

Gore : Peş kumaş. Boynuz vurmak. Fildişi ile yaralamak. Süsmek. Peş koymak. Boynuzlamak. Peş. Kan pıhtısı. Boynuzla yaralamak. Kan.

Comedowns : Gerileme. Sukut. Düş kırıklığı. Düş kırıklılığı. Düşme. Hayal kırıklığı. Saygınlığını yitirme.

Homicide : Homisid. Adam öldürme. Cinayet. Cinayet masası ekibi. Cani. Katil.

Decrease : Düşmek. Eksiltmek. Eksilme. İnmek. Azalmak. Küçültmek. Azaltmak. Azalma. Küçülmek.

Downfalls : Sağanak. Çökme. Mahv. Düşme. Yıkılış. Tuzak. Çöküş. Yağış. Boşanma (yağmur).

Purler synonyms : dry gulching, contract killing, squelchers, slaying, fratricide, mass murder, downfalling, downtrend, mariticide, thuggee, ebb tide, tyrannicide, filicide, eclipse, massacre, butchery, squelcher, reception room, liquidation, shoot down, uxoricide, assassination, degression, parricide, downtrends, downturn, drop, cutbacks, execution, regicide, cutback, carnage, slaughter.

 

Purler zıt anlamlı kelimeler, Purler kelime anlamı

Unprocessed : İşleme konulmamış. İşleme tabi tutulmamış. Geliştirilmemiş. İşlenmemiş.

Impure : Murdar. Açık saçık. Katışık. Abdestsiz. Saf olmayan. Kirli. Arı olmayan. Pis. Cenabet. Karışık.

Impurity : Özdeğin arılığını bozan az nicelikte başka bir özdek. Murdarlık. Bir özdeğin bir başka özdek içinde olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunarak arılığını bozması. Açık saçıklık. Katışkı. Bir özdeğin içinde, olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunan başka bir özdek. Ahlaksızlık. Saf olmama. Katışıklık. Kirlilik.

Purler antonyms : unclean, achromatic.