Puru nedir, Puru ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gelinlerin kullandığı siyah ipekli başörtüsü.

Puru tanımı, anlamı

Konjunktivitis purulenta : Konjunktivanın irinli yangısı

Nefritis purulenta : İrinli böbrek yangısı.

Pododermatitis purulenta ve nekrotikans : Canlı tırnak dokusunun yüzlek ve derin dokularının enfekte olmasıyla ve ileri dönemlerde kangrenve nekrozların biçimlenmesiyle belirgin yangısı.

Purul : Boyna takılan renkli boncuk.

Purul purul : Pırıl pırıl.

Purulent : İrinli.

Purulent böbrek yangısı : İrinli böbrek yangısı.

Purulent yangı : İrinli yangı.

Purunçalık : Bir çeşit kır bitkisi.

Purut : Topraktan yapılmış çanak, çömlek ve benzerleri kaplar. Küçük güveç kabı.

Purutci : Çömlekçi.

Purutcu : Güveç ve tandır yapan usta.

Purutka : Su bardağı.

Sinüzitis purulenta : Sinüs mukozasının irinli yangısı.

Sistitis purulenta : İdrar torbasının irinli yangısı.

Başörtü : Başörtüsü.

İpekli : İpekten yapılmış veya içinde ipek bulunan (kumaş).

Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Diğer dillerde Purpuralar çizgisi anlamı nedir?

İngilizce'de Purpuralar çizgisi ne demek ? : pure purples, (purple boundary)