Purul nedir, Purul ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Boyna takılan renkli boncuk.

Purul anlamı, tanımı

Puru : Gelinlerin kullandığı siyah ipekli başörtüsü

Konjunktivitis purulenta : Konjunktivanın irinli yangısı.

Nefritis purulenta : İrinli böbrek yangısı.

Pododermatitis purulenta ve nekrotikans : Canlı tırnak dokusunun yüzlek ve derin dokularının enfekte olmasıyla ve ileri dönemlerde kangrenve nekrozların biçimlenmesiyle belirgin yangısı.

Purul purul : Pırıl pırıl.

Purulent : İrinli.

Purulent böbrek yangısı : İrinli böbrek yangısı.

Purulent yangı : İrinli yangı.

Sinüzitis purulenta : Sinüs mukozasının irinli yangısı.

Sistitis purulenta : İdrar torbasının irinli yangısı.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Boncuk : Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

Boyna : Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek, boyana.

Takıl : 1.Buğday. 2.Tahıl ölçeği. 1.Çeyiz. 2.Bohça. 3.eşya. 4.İç giysisi.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Takı : Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler. Kadınların ziynet eşyası, asım takım.

 

Diğer dillerde Purpuralar çizgisi anlamı nedir?

İngilizce'de Purpuralar çizgisi ne demek ? : pure purples, (purple boundary)