Pushy türkçesi Pushy nedir
Pushy ile ilgili cümleler
English: I can't believe you think I'm pushy.
Turkish: Benim saldırgan olduğumu düşündüğüne inanamıyorum.
English: Everybody knew that she was being pushy.
Turkish: Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.
English: Don't be so pushy.
Turkish: O kadar saldırgan olma.
English: I didn't want to seem pushy.
Turkish: Saldırgan görünmek istemedim.
English: Ali's pushy.
Turkish: Ali saldırgan.
Pushy ingilizcede ne demek, Pushy nerede nasıl kullanılır?
Push about : Öteye beriye bakmak. Zorluk çıkarmak.
Push along : Kalkmak. Yaylanmak. Kaçmak. Devam etmek. Gitmek.
Push around : Boyun eğmeye zorlamak. Emirler yağdırmak. Şamar oğlanına çevirmek. Kabadayılık etmek. (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak. İtip kakmak.
Push away : İtip defetmek. Bir yana itmek. Geriye itmek veya püskürtmek. Bir kenara itmek.
Push back : Geri itmek. Uçağın geriye itilmesi. Geri püskürtmek. Geriye itmek. Uçağın yerde çekilmesi.
Push forward : Dikkat çekmek. İlerletmek. İleri sürmek. İleri itmek. İleriye itmek.
Push in : İtip içeri sokmak. İterek sokmak. Araya girmek. Kabaca sözünü kesmek.
Push button : Buton. Düğme. Zil düğmesi. Çıngı düğmesi. Basma düğme. Basmalı düğme. Basmalı anahtar. Elektrik düğmesi. Açma düğmesi. Tuş.
Push money : Üretici veya dağıtımcı firmaların, çalıştıkları perakendici firma veya satış elemanlarına rakiplerinin ürünleri yerine kendi ürünlerini satmaları için her satışta verdikleri prim. Satış özendirme primi.
Push down : Bastırmak. Aşağı itmek.
İngilizce Pushy Türkçe anlamı, Pushy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pushy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cagiest : Kurnaz.
Brazens : Pirinçten yapılmış. Pirinç gibi. Pirinç. Sarı. Şımarık. Utanmaz. Pirinçten. Tunçtan. Yüzsüz.
Hastiest : Hızlı. Düşüncesizce yapılmış. Tez. Acele. Çabuk. En süratli. Telaşçı. İvedi. Çabuk sinirlenen.
Brazen faced : Yırtık. (surat) mahkeme duvarı. Arsız. Yüzsüz. Sırnaşık.
Hothead : Sinirli tip. Deli fişek. Boku cinli. Çabuk kızan kimse. Asabi kimse. Düşünmeden hareket eden kimse. Öfkeli kimse.
Hard boiled : Kurdu olmuş. Kaşarlanmış. Kurt. Yüzsüz. Katı. Hilekar. Kurnaz.
Brazen : Sarı. Küstah. Tunçtan. Pirinç. Pirinçten yapılmış. Arsız. Madeni (ses). Yüzsüz. Şımarık.
Hastier : Süratli. İvedi. Acele. Tez. Düşüncesizce yapılmış. Çabuk sinirlenen. Hızlı. Çabuk. Daha süratli.
Get tough : Sert.
Pushy synonyms : agressive, assailer, headfirst, hustler, aggressors, headlong, brazenfaced, assailers, pushful, assaulters, old, attackers, brashes, gadarene, assaultive, hard nosed, hasty, hard bitten, brazening, pushier, ambitious, brash, high handed, hotheads, pushiest, aggressor, hotheaded, attacker, brashest, gross, hardened, assailants, overinsistent.
Pushy zıt anlamlı kelimeler, Pushy kelime anlamı
Unambitious : Hırsı olmayan. Hırslı olmayan. Tutkulu olmayan. Girişken olmayan.

Bu kısımda Pushy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pushy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pushy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pushy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.