Push in türkçesi Push in nedir

  • İterek sokmak.
  • İtip içeri sokmak.
  • Kabaca sözünü kesmek.
  • Araya girmek.

Push in ingilizcede ne demek, Push in nerede nasıl kullanılır?

Push : Zorla kabul ettirmek. Yaklaşmak (yaş). Sıkıştırmak. Merdiven dayamak. İtiş. Uyuşturucu satmak. İtmek. Dayanmak. Kakmak. Yürütmek.

In : Mevsimi gelmiş. İçeri doğru yönelen. İçinde. Olarak. İç. Dahili. Gelmiş olan. Tutulan. İçeriye. Halinde.

Cost push inflation : Üretim maliyetlerinin artması nedeniyle fiyatların yükselmesi. Girdi fiyatlarındaki artış yüzünden fiyatlar genel düzeyinin yükselmesi. Maliyet enflasyonu.

Demand push inflation : İstem enflasyonu. Toplam istemin toplam sunumu aşması durumunda ortaya çıkan enflasyon.

Push about : Öteye beriye bakmak. Zorluk çıkarmak.

Push along : Kalkmak. Kaçmak. Gitmek. Devam etmek. Yaylanmak.

İngilizce Push in Türkçe anlamı, Push in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Push in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embroil : Karışmak.

Chisel in : Sözü kesmek. Lafa karışmak. Maydanoz olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Burnunu sokmak. Lafı kesmek. Salça olmak.

Break in : Söze karışmak. Yarıda kesmek. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Lafı bölmek. Sözünü kesmek. Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılan ön çalıştırma. Alıştırmak. Evcilleştirmek. Çökertmek.

 

Chime in : Sözü kesmek. Lafa karışmak. Ahenge katılmak. Maydanoz olmak. Lafı kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafa girmek. Burnunu sokmak. Salça olmak. Söze karışmak.

Get in the way : Ayağına dolanmak. Birşeyin olmasını (araya girerek) engellemek.

Come between : Aralarına girmek.

Go between : Arasında gidip gelmek. Ara buluculuk yapmak. Arabulucu. Aracı olmak. Aracı. Vasıtacı.

Intercedes : Şefaat etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak. Rica etmek.

Interfered : Engellemek. Karışmak. Parazit yapmak. Burnunu sokmak. Çatışmak. Yoluna çıkmak. Müdahale etmek. Dokunmak. Girişmek.

Interceding : Rica etmek. Şefaat etmek. Yalvarmak. Aracılık etmek.

Push in synonyms : cut in, intercede, interceded, interfere, butt in, embroils.