Quailing türkçesi Quailing nedir

  • Sinmek.
  • Ümitsizliğe kapılmak.
  • Cesaretini kaybetmek.
  • Umudunu yitirmek.
  • Yılmak.
  • Korkuya kapılmak.
  • Korkudan sinmek.
  • Bıldırcın.
  • Korkmak.
  • Ürkmek.

Quailing ingilizcede ne demek, Quailing nerede nasıl kullanılır?

Asian blue quail : Ana vatanı hindistan, güneydoğu çin, tayland, hindu-çin, seylan, yeni gine, güney afrika ve avustralya olan, açık çayır ve otlaklar, alçak çalılıklar ve tarla kıyılarında yaşayan, üç alt türü bulunan, beyaz, gümüş, açık kahve mutasyonları olan, üreme yaşı on hafta, üreme zaman, uygun ısı ve ışık bulduğu zamanlarda japon bıldırcınları gibi sürekli yumurtlayan bıldırcın ırkı. Çin bıldırcını. Asya mavi bıldırcını.

Bobwhite quail : Yirmi alt türüyle kanada'dan güney meksika'ya kadar her yerde görülen, ağaçlıklı veya çalılık nehir vadilerinde, çayırlarda ve tarlalarda yaşayan, erkeklerinde boynunda ve gözünün üstünde beyazlık olmasına rağmen dişinin bu kısımları sarı kahverengi olan, sürüler halinde yaşayan bıldırcın ırkı. Bobwhitebıldırcını.

California quail : Anavatanı kuzey amerika olup gövdesi gri renkte ve karın altında pula benzeyen tüylerle kaplı, tepesinde virgül şeklinde siyah ibikli, erkeğin boğazı beyazla çevrili içi siyah 25 cm boyunda bıldırcın ırkı. Kaliforniya bıldırcını.

 

Quail : Cesaretini kaybetmek. Sinmek. Titremek. Ürkmek. Korkuya kapılmak. Korkudan sinmek. Bıldırcın. Umudunu yitirmek. Yılmak. Korkmak.

Quailed : Sinmek. Korkmak. Korkuya kapılmak. Ümitsizliğe kapılmak. Umudunu yitirmek. Ürkmek. Bıldırcın. Yılmak. Korkudan sinmek. Cesaretini kaybetmek.

Quaint : Yabansı. Çekici. Garip. İlginç. Antika. Tuhaf. Bir hoş. Acayip. Eski ve hoş.

Quaintly : Acayip bir şekilde.

Quails : Bıldırcın. Korkuya kapılmak. Ürkmek. Umudunu yitirmek. Cesaretini kaybetmek. Korkmak. Ümitsizliğe kapılmak.

Quaintest : Bir hoş. Acayip. İlginç. Eski ve hoş. Tuhaf. Antika. Garip. Çekici. Yabansı.

Acquaint : Bilmek. Haber vermek. Bilgi vermek. Tanıtmak. Vakıf olmak. Bildirmek. Tanışmak. Haberdar etmek.

İngilizce Quailing Türkçe anlamı, Quailing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quailing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be frightened : Dizleri titremek.

Boggles : Yanaşmamak. Becerememek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Çekinmek.

Be afraid : -den korkmak.

Cowers : Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Çökmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Büzülmek. Çömelmek. Suspus olmak. Korkup çekilmek.

Bannister : Parmaklık. Trabzan. Korkuluk.

 

Balustrade : Parmaklık. Merdiven parmaklığı. Merdiven korkuluğu. Trabzan. Trabzan parmaklığı. Tırabzan parmaklığı. Tırabzan. Kenarlık. Korkuluk.

Desponds : Umutsuzluk. Moral bozukluğu. Morali bozulmak. Ümidini kesmek. Keder. Umut kesmek.

Permeating : Yayılmak. Sızmak. Sinen. Geçmek. Yayılan.

Be scared of : Dizleri titremek. Ödü patlamak. -den ürkmek. Ödü kopmak. -den korkmak.

Apprehending : İdrak etmek. Yakalamak. Korkuyla beklemek. Kavramak. Anlamak. Tutuklamak. Tevkif etmek. Endişe etmek.

Quailing synonyms : taffrail, get the wind up, crouch, chicken out, safety rail, quail, guardrail, balked at, be seized with fear, cringe, rail, balusters, be scared, be taken with fear, crouched, barrier, permeated, work, seafaring, be sick of, handrail, be anxious, despond, blench, steerage, lose heart, permeate, fife rail, despair, wilt, crouch down, permeates, desponding.

Quailing zıt anlamlı kelimeler, Quailing kelime anlamı

Well : Fışkırıp akmak. İyi. Asansör boşluğu. Kaynak. Apartman boşluğu. Yakşı. Kuyu. Sağlığı yerinde. Sahne altı üçüncü bodrum. Su kuyusu.

Quiet : Gürültüsüz. Sakin. Dingin. Sessiz. Huzurlu. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Sessizlik. Susunuz. Sakinleşmek. Dinlendirici.