Quarry türkçesi Quarry nedir

  • Taş ocağından çıkarmak.
  • Maden.
  • Ocak.
  • Yontma yapı taşı.
  • Taşocağı.
  • Baklava şeklinde cam.
  • Av.
  • Tuzağa düşürülen kimse.
  • Taş ocağı.
  • Avlamak.
  • Çıkartmak.
  • Karo.
  • Taş ocağı açmak.
  • Ay.

Quarry ile ilgili cümleler

English: There's a rock quarry ten miles west of town.
Turkish: Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.

English: The old quarry is now a popular swimming hole.
Turkish: Eski taş ocağı şimdi popüler bir yüzme yeridir.

English: He drowned in a quarry.
Turkish: O bir taş ocağında boğuldu.

Quarry ingilizcede ne demek, Quarry nerede nasıl kullanılır?

Quarry tile : Sırsız keramik karo.

Marble quarry : Mermer ocağı.

Stone quarry : Taş ocağı. Taşocağı işletmesi. Taşocağı.

Quarrying : Taş çıkarma. Avlanma. Taş ocakçılığı. Ocaktan taş çıkarma. Çıkarma. Taşçılık. Taşocağı işletme.

Quarryman : Taş ocağı işçisi. Taş kıran işçi.

Quarrelled : Küsmek. Atışmak. Kavgalı olmak. Kavga etmek. Çekişmek.

Quarreled : Becelleşmek. Kavga. Dalaşma. Bozuşmak. Çekişmek. Kavgalı olmak. Münakaşa. Atışmak. Ağız kavgası. Küsmek.

Quarrelling : Kavga etmek. Çekişmek. Tartışma. Atışmak. Küsmek. Çekişme. Kavgalı olmak.

Quarrystone : Taş ocağı taşı. Ocak taşı.

Quarrellers : Tartışmak. Ağız kavgası. Çekişmek. Dalaşma. Kavgalı olmak. Becelleşmek. Kavga. Bozuşmak. Dalaşmak. Münakaşa.

 

İngilizce Quarry Türkçe anlamı, Quarry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quarry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

For : Diye. -e göre. -e. Çünkü. Yüzünden. Süresince. -dır. Zarfında. -e karşı. Dair.

Chevying : Sıkıntı vermek. Avlanmak. Sıkmak.

Association : Ortaklık. Tedai. Çağrıştırma. Bağlaşı. İştirak. Çağrışım. Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. Toplaşım. Atom, molekül ya da kimi özdeklerini görece güçsüz kimyasal bağlar ile geçici olarak daha karmaşık atom, molekül ya da özdekler oluşturması. belirli işlevlerin arasında bağlantı kurulması. Arkadaşlık.

Victim : Mağdur kimse. Maktul. Felaketzede. Kurban. Kazazede. Mağdur.

Hunting : Arama. Avlama. Salınma girme. Çevrinme. Avlanma. Araştırma. Genellikle toplayıcılıkla birlikte yapılan, ama toplayıcılıktan daha ileri bir tekniğe dayanan; ok, mızrak, çengel, topuz, balta, ağ, zıpkın, olta, sapan, tuzak gibi av araçlarıyla türlü zehirleri; at, köpek, atmaca, şahin gibi hayvan ve kuşları gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. a. bk. toplayıcılık. Avcılık. Boş hat arama.

Cooker : Yemek pişirme kabı. Pişirilmeye uygun meyve. Pişirme kabı. Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti). Fırın. Tencere. Kazan. Gaz ocağı. Mutfak (ocak).

Pillow : Baş yastığı. Pillov. Kolon başı yastığı. Yastığa yatırmak. Yastık. Cıvadra ıskaçası.

Chase : Kovmak. Takip etmek. Koşuşturmak. Hakketmek. Oluk. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. İzlemek. İz sürme. Takip. Avlanma bölgesi.

 

Diamonding : Elmastan. Elmas. Camcı keskisi. Baklava şekli. Baklava biçimli. Baklava biçimi. Baklava. Beysbol oyun alanı.

Turn over : Çevirmek. Dönmek. Düşünüp taşınmak. Devretmek. Alıp satmak (mal). Alabora olmak. Devirmek. Boca etmek. Çevirmek (sayfa). (motor vb) en düşük hızda çalışmak.

Quarry synonyms : quarried, monthes, chimney, mine, preyed, digging, puked, fishing, quarries, diggings, furnaces, strikeout, cookstove, rock breaker, account, pickups, lunars, mineral, huntings, strikeouts, catch, fireplace, bag, stone pit, fair game, mooned, whoops, chases, pillowed, killing, tiles, elicit, preys.

Quarry ingilizce tanımı, definition of Quarry

Quarry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part of the entrails of the beast taken, given to the hounds. To secure prey. Same as 1st Quarrel. To dig or take from a quarry. As, to quarry marble. A place, cavern, or pit where stone is taken from the rock or ledge, or dug from the earth, for building or other purposes. Quadrate. Square. A stone pit. See 5th Mine (a). To prey, as a vulture or harpy.