Quarreled türkçesi Quarreled nedir

Quarreled ile ilgili cümleler

English: They quarreled among themselves.
Turkish: Kendi aralarında tartıştılar.

English: Ali and Mary quarreled.
Turkish: Ali ve Mary tartıştı.

English: Tom quarreled with Mary.
Turkish: Tom, Mary'yle kavga etti.

English: Ali and Jane quarreled, but they made up the next morning.
Turkish: Ali ve Jane tartıştılar fakat ertesi sabah barıştılar.

English: It seems that they have quarreled.
Turkish: Onlar tartışmışlar gibi görünüyor.

Quarreled ingilizcede ne demek, Quarreled nerede nasıl kullanılır?

Quarrel with : Bozuşmak. Papaz olmak.

A quarrel of long standing : Uzun zamandır devam eden ihtilaf. Çok eski mesele.

Have a quarrel : Kavga etmek.

Pick a quarrel : Kavga çıkarmak. Aranmak. Çıngar çıkarmak.

Seek a quarrel : Aranmak. Kavga çıkarmaya çalışmak. Sürtünmek.

Quarrel : Bozuşmak. Anlaşmazlık. Becelleşmek. Atışma. Ağız kavgası. Çekişme. Küsmek. Dalaşma. Kavgalı olmak. Kapışmak.

Quarrellers : Çekişmek. Bozuşmak. Kavga. Kavgalı olmak. Becelleşmek. Dalaşmak. Ağız kavgası. Dalaşma. Münakaşa. Tartışmak.

Take up a quarrel : Kavgaya katılmak.

 

Quarrelled : Küsmek. Kavga etmek. Çekişmek. Atışmak. Kavgalı olmak.

Quarrelling : Çekişmek. Tartışma. Çekişme. Kavgalı olmak. Kavga etmek. Atışmak. Küsmek.

İngilizce Quarreled Türkçe anlamı, Quarreled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quarreled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be offended : Üzerine alınmak. Ağrınmak. Kırgın olmak. Gücenmek. Rencide olmak. İncinmek. Darılmak. Kırılmak. Alınmak.

Feuds : İhtilaflı olmak. Kan davasını sürdürmek. Tımar. Kin. Kin beslemek. Anlaşmazlık içinde olmak. Kan gütmek. Kan davası. Düşmanlık.

Disagree : Uyuşmamak. Yaramamak. Çelişmek. Anlaşamamak. Karşıt görüşte olmak. Aynı fikirde olmamak. Uymamak. Dokunmak.

Words : Sözcük sayısı. Kelimeler. Hukuki terimler ve ibareler. Sözcük. Kavil. Güfte. Sözler. Sözcükler. Laf.

Sparred : Münakaşa etmek. Tartışma. Ağız kavgası etmek. Boks maçı. Boks maçı yapmak. Kanat ana kirişi. Boks yapmak.

Brabbles : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Dispute : Anlaşmazlık. Çekişme. Tartışma. İhtilaf. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Uyuşmazlık. Münakaşa etmek. Kabul etmemek. Reddetmek.

Contention : Tartışma. Bakış açısı. Çekişme. Yarışma. Tartışma konusu. İhtilaf. Müsabaka. Uyuşamama.

Bobbery : Yüksek ses. Gürültü. Huzursuzluk.

Fence : Çalıntı mal satmak. Eskrim sporu yapmak. Kaçamaklı konuşmak. Tahta perde. Etrafını çitle çevirmek. Çit. Çalınmış eşya alıp satan adam. Parmaklık. Çit ile çevirmek. Etrafı çitle çevirmek.

 

Quarreled synonyms : polemise, polemicise, polemicize, polemize, mess with, disunites, blowups, bandy words, feud with, controversies, argues, huff, brawl, affraying, be at variance with, dissented, bandy, fall out, be in the sulks, dissent, altercation, disunite, contentions, brabbled, squabbled, arguments, controversy, bust up, squabble, brabble, argumentation, contend, scramble.

Quarreled zıt anlamlı kelimeler, Quarreled kelime anlamı

Pointless : Puansız. Anlamsız. Beyhude. Yararsız. Boşuna. Manasız. Saçma. Maksatsız. Boş. Amaçsız.

Quarreled antonyms : unbarreled.