Quarrel with türkçesi Quarrel with nedir

Quarrel with ile ilgili cümleler

English: Don't quarrel with your bread and butter.
Turkish: Rızkınla oynama.

English: He ought to know better than to quarrel with such a fellow.
Turkish: Böyle bir adamla tartışılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.

English: Adolescents often quarrel with their parents.
Turkish: Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.

English: I had a quarrel with him over money.
Turkish: Parayla ilgili onunla tartıştım.

English: I constantly quarrel with my wife.
Turkish: Karımla sürekli tartışırım.

Quarrel with ingilizcede ne demek, Quarrel with nerede nasıl kullanılır?

Quarrel : Çekişmek. Uyuşmazlık. Bozuşma. Bozuşmak. Ağız kavgası. Küsmek. Becelleşmek. Atışma. Münakaşa. Dalaşmak.

With : İle beraber. Birlikte. -lı. Sayesinde. İle. Canlı. -la. Nedeniyle. Beraberinde. İle ilgili.

Quarreled : Atışmak. Kavgalı olmak. Ağız kavgası. Dalaşmak. Dalaşma. Kavga etmek. Kavga. Tartışmak. Çekişmek. Bozuşmak.

Quarreling : Tartışma. Çekişme.

Quarrelled : Kavgalı olmak. Çekişmek. Atışmak. Küsmek. Kavga etmek.

Quarreller : Dalaşmak. Münakaşa. Bozuşmak. Kavgalı olmak. Kavga. Tartışmak. Becelleşmek. Ağız kavgası. Dalaşma. Çekişmek.

İngilizce Quarrel with Türkçe anlamı, Quarrel with eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Quarrel with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall out with : Külahları değişmek. Atışmak. Kapışmak. Birbirine girme. Arası açılmak. Birbirine girmek. Kavga etmek.

Take orders : Direktif almak. Emir almak.

Dissents : Anglikan kilisesinden ayrılmak. Farklı düşünmek. Karşı olmak. Ayrılmak. Çekişmek. Aynı fikirde olmamak. Kabul etmemek. Karşı koymak. Muhalif olmak.

Dissent : Kabul etmemek. Karşı koymak. Çekişmek. Karşı olmak. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Aynı fikirde olmamak. Ayrılmak. Aynı görüşte olmamak. Görüş ayrılığı.

Be through : Ayrılmak. İşe yaramaz olmak. Bitirmek. Beraberliği bitirmek. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Arkadaşlığı bozmak.

Disunites : Ara bozmak. Ayırmak. Aralarını açmak. Ayrılmak.

Disagreeing : Sürtüşmek. Yaramamak. Uyuşmamak. Aynı düşüncede olmamak. Karşıt görüşte olmak. Çelişmek. Uymamak. Dokunmak. Anlaşamamak.

Disunite : Ayrılmak. Ara bozmak. Ayırmak. Aralarını bozmak. Aralarını açmak.

Disagrees : Uyuşmamak. Yaramamak. Sürtüşmek. Anlaşamamak. Uymamak. Atışmak. Aynı fikirde olmamak. Dokunmak. Karşıt görüşte olmak.

Quarrel with synonyms : take holy orders, fall out, dissented, disagree, disuniting, differ with, divides, divide, disagreed.