Disagrees türkçesi Disagrees nedir

Disagrees ile ilgili cümleler

English: He disagrees with his relatives.
Turkish: O, akrabaları ile aynı fikirde değil.

English: Ali disagrees with Mary on that matter.
Turkish: Ali Mary ile bu konuda aynı fikirde değildir.

English: Ali disagrees with Mary.
Turkish: Ali Mary ile aynı fikirde değil.

English: Ali is angry that Mary disagrees with him.
Turkish: Ali Mary'nin ona katılmamasına kızgın.

English: Ali disagrees with you on that point.
Turkish: Ali o konuda sizinle aynı fikirde değil.

Disagrees ingilizcede ne demek, Disagrees nerede nasıl kullanılır?

Disagree with : İle aynı görüşte olmamak. Aynı görüşte olmamak. -e yaramamak. Katılmamak. Aynı düşüncede olmamak. Birisiyle uzlaşamamak. Besinlerle arası iyi olmama. Dokunmak (yiyecek veya iklim vb). Ayrı fikirde olmak.

Disagree : Atışmak. Uyuşmamak. Dokunmak. Aynı fikirde olmamak. Yaramamak. Uymamak. Aynı düşüncede olmamak. Çelişmek. Karşıt görüşte olmak. Bozuşmak.

Disagreeable : Uygun olmayan. Hoşa gitmeyen. Hoş olmayan. Yaman. Ters. Nahoş. Huysuz. Can sıkıcı. Kötü. Tatsız.

Disagreeable task : Hoşa gitmeyen iş.

 

Disagreeableness : Tatsızlık. Sertlik. Uyuşmazlık. Terslik. Huysuzluk. Aksilik. Can sıkıcılık. Aynasızlık. Uygunsuzluk. Nahoşluk.

Disagreer : Bir fikri paylaşmayan. Katılmayan. Belirli bir fikir veya düşünceye katılmayan kimse.

Disagreeing : Anlaşamamak. Uymamak. Sürtüşmek. Karşıt görüşte olmak. Aynı düşüncede olmamak. Dokunmak. Aynı fikirde olmamak. Çelişmek. Yaramamak. Bozuşmak.

Disagreements : Fikir ayrılıkları. Uyuşmazlık. Anlaşmazlıklar. Çatışma. Tartışma. İhtilaf. Anlaşmazlık. Ayrılık. Bozuşma.

Disagreeably : Kavga ederek. Uygun olmayan bir şekilde. Kavgacı bir şekilde. Aksi bir şekilde. Tartışarak. Katılmayarak. Can sıkıcı bir şekilde. Uzlaşmaz biçimde. Huysuzca.

Disagreable to : -e uymayan.

İngilizce Disagrees Türkçe anlamı, Disagrees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disagrees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bandying : Yumruklaşmak. Sağa sola atmak (tenis). Tartışmak. Çarpık bacaklı. Sağa sola atmak. Lafa laf koymak. Eğri. Verip veriştirmek. Öte beriye vurmak.

Contravened : Çatışmak. Karşı gelmek. İhlal etmek. Aykırı davranmak. Reddetmek. Karşı çıkmak. Başkaldırmak. Bozmak. Çiğnemek. İtiraz etmek.

Differs : Farlı düşünmek. Farklı olmak. Ters düşmek. Farklı anahtar sayısı. Benzememek.

Bickers : Pırıldamak. Didişmek. Titremek. Şırıldamak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Münakaşa etmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Çekişmek. Tartışmak.

Fail to reach an agreement : Anlaşmaya varamamak.

Belie : Gizlemek. Gerçek olduğunu gizlemek. Yalanlamak. Örtmek (sahte bir şey gerçek bir şeyi). Yalancı çıkarmak. Yanıltmak. Ters düşmek. Maskelemek.

 

Divide : Kesmek. Araları açık olmak. Bölünmek. Sınıflandırmak. Dağıtmak. Bölmek. Paylaştırmak. Taksim etmek. Bölme. Ayırmak.

Dissent : Anlaşmazlık. Anglikan kilisesinden ayrılmak. Farklı düşünmek. Çekişmek. Aynı görüşte olmamak. Muhalif olmak. Karşı olmak. Ayrılmak. Karşı koymak.

Contrasts : Karşılaştırmak. Kontrastı olmak. Tezat oluşturmak.

Diverges : Farklı olmak. Açılmak. Dallanmak. Birbirinden ayrılmak. Sapmak. Birbirinden uzaklaşmak. Ayrılmak. Uzaklaşmak. Ayırmak.

Disagrees synonyms : dissents, disagreed, breaks, differ, differed, disaccord, brabble, dissert, brabbled, disunite, rub, contravene, clap, dabbed, contacted, disuniting, contrasted, clashes, join issue, affect, contradict, bickered, be at variance with, bandied, disagreeing, contravenes, bandies, be out of keeping with, bicker, the clash, be in contradiction with, contacting, abut.

Disagrees zıt anlamlı kelimeler, Disagrees kelime anlamı

Agree : Uzlaşmak. Uymak. Kararlaştırmak. Yaramak. Kabul etmek. Aynı fikirde olmak. Mutabık kalmak. Birleşmek. Anlaşmak. Bağdaşmak.