Bandying türkçesi Bandying nedir

Bandying ingilizcede ne demek, Bandying nerede nasıl kullanılır?

Bandy about : Yaymak (bir haberi). Kulaktan kulağa yayılmak. Bir dedikodunun yayılmasına yol açmak. Çok iyi biliyormuş gibi kullanmak (bir sözü). Bir bilgiyi çabucak yaymak. Laf taşımak. Ortaya atmak (bir fikri). Herkese yaymak. Dedikodusunu yapmak.

Bandy legged : Eğri bacaklı. Çarpık bacaklı.

Bandy legs : Çarpık bacak.

Bandy words : Ağız kavgası etmek. Atışmak. Söylenmek.

Bandy words with : İle atışmak. Ağız dalaşında bulunmak. Söylenmek. Ağız dalaşı yapmak. İle ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Ağız kavgası etmek.

Band clutch : Bantlı debriyaj.

Band elimination filter : Bantsöndüren filtre. Bant söndüren filtre.

Bandylegged : Kılıç bacak. Paytak.

Band brake : Çember şeklinde fren. Çemberli fren. Bant fren.

Band elimination : Bant bastırma.

İngilizce Bandying Türkçe anlamı, Bandying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flays : Fena halde azarlamak. Azarlamak. Yüzmek. Paylamak. Sert bir dille eleştirmek. Haşlamak. Yüzmek (derisini). Derisini yüzmek. Soymak.

 

Slug : Kesme kurşun. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birine okkalı bir yumruk atmak. Sert yumruk ya da darbe. Kabuksuz sümüklüböcek. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Linotip baskı harf dizisi. Çok sert vurmak. Beysbol topuna kuvvetle vurmak.

Fulminate : Parlamak. Patlatmak. Yasaklama getirmek. Patlamak. Gürlemek. Patlayıcı madde. İnfilak etmek. Ateş püskürmek. Fulminat.

Manipulation : Çalıştırma. İşletme. Tahrif. Etkileme. Suistimal etme. Hile yaparak fiyatları istediği şekilde değiştirme. Ellle işleme veya işletilme, idare. El ile işletme. Yönlendirim. İşleme.

Vituperated : Hakaret etmek. Şiddetle azarlamak. Sövüp saymak. Sövmek. Azarlamak. Şiddetle kötülemek. Küfretmek.

Argufying : Münakaşa etmek. Anlaşmazlığa neden olmak. Çekişmek.

Argues : Belli etmek. Savunmak. İspatı olmak. İtiraz etmek. -e alamet olmak. İleri sürmek. Görüşmek. -e belirti olmak. Becelleşmek.

Bickers : Titremek. Didişmek. Şırıldamak. Pırıldamak. Çekişmek. Münakaşa etmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Titreşmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak.

Askew : Yanlamasına. Yana doğru. Eğri olarak. Çarpık. Çarpık olarak. Yan.

Bandying synonyms : bandied, flayed, spat, rage, arguing, acock, touch, brabble, fielding, brabbles, rages, vituperate, aslope, brawls, come to blows, agee, fulminates, brawled, swear at, brawl, catenaries, bowlegged, disagreed, bowed, argue, argufied, slugs, argufy, bow legged, fulminated, platform, knock kneed, stairway.

 

Bandying zıt anlamlı kelimeler, Bandying kelime anlamı

Hairy : Tehlikeli. Kıllı. Heyecanlandırıcı. Müthiş. Kıl. Saçlı. Korkutucu. Kıl gibi. Riskli. Zor.

Loading : Yeni yakıt unsurlarının reaktör kalbine konulması. Yükleme. Film takma. Yük. Gümrük, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Sürşarj. Ek maliyet. Doldurma. Şarj. Malı, gemiye ya da götürecek başka bir taşıta yükleme.

Unloading : Tahliye. Gümrük, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Basıncın kaldırılması. Tahliye etme. Kaldırılıyor. Yükünü indirme. Boşaltma. Yükünü boşaltma. Malı taşıtından dışarı çıkarma. Malı, gemiden ya da getiren başka taşıttan boşaltma.