Quick on the uptake türkçesi Quick on the uptake nedir

Quick on the uptake ile ilgili cümleler

English: Ali's pretty quick on the uptake.
Turkish: Ali anlamada oldukça hızlı.

English: He's a good kid - very quick on the uptake and he does whatever needs to be done.
Turkish: O iyi bir çocuk - kavramada çok hızlı ve yapılması gerekeni yapar.

Quick on the uptake ingilizcede ne demek, Quick on the uptake nerede nasıl kullanılır?

Quick : Öz. Ateşli. Tez. Çabuk. Tırnak altındaki hassas et. Civa (amerikan ingilizcesi). Anlayışlı. Çabucak. Canlı. Hızlı.

On : Makbul. Civarında. De. İle. Yanmak. Üzerinde. Açık. Yönünde. Devrede.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Uptake : Yükseltme. Anlama. Çekiş bacası. Çekiş borusu. Kaldırma. Kavrama. Kazan borusu. Uyanık. Kavrama borusu.

Quick on the draw : Leb demeden leblebiyi anlayan. Çabuk kavrayan. Hızlı silah çeken. Hızlı cevap veren.

Was quick on the draw : Silah çekmede hızlıydı. İlk kontrolünü yapmadan ateş etti. Hızlı silah çekti. Silahı çabuk kavradı. Çabucak ve şiddetler hareket etti.

Quick on the trigger : Zeki. Tetikte. Hazırcevap. Hızlı silah çeken. Çabuk kavrayan. Hızlı cevap veren.

 

Be quick on the uptake : Çabuk kavramak. Çabuk anlamak. Çabuk öğrenmek veya kavramak.

Be slow on the uptake : Geç anlamak. Ağır kavramak veya adapte olmak. Zor kavramak.

İngilizce Quick on the uptake Türkçe anlamı, Quick on the uptake eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quick on the uptake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canniest : İdareli. Rahat. Hünerli. Sakin. Tutumlu. Becerikli. Dikkatli. Cazip. Hoş.

Brainier : Kafalı.

Cleverest : Esprili. Zarif. Yetenekli. Becerikli. Cin gibi.

Canny : Açıkgöz. Zarif. Hünerli. Rahat. Kurnaz. Hoş. Uyanık. Tutumlu. Tedbirli.

Aptest : Yatkın. Muhtemel. Yetenekli. Eğimli. Yatkınlık. Eğilimli. Kavrayışlı. Yerinde.

Brainiest : Kafalı.

Apt : Münasip. Uygun. Eğilimli. Eğimli. Hızlandırılmış taban sınaması. Yetenekli. Mümkün. Yatkınlık.

Clearheaded : İyi düşünen. Temiz ve açık bir şekilde düşünebilir. Tamamen uyanık. Mantıklı. Anlayışlı. Sıkıntılı olmayan. Aklı başında. Tetikte. Kafası rahat.

All there : Aklı ve gücü yerinde. Kafası ve gücü yerinde. Aklı başında.

Adroit : Usta. Mahir. Becerikli. Marifetli. Hünerli. Eli çabuk. Çok becerikli.

Quick on the uptake synonyms : acute, quick, apprehensive, cuter, cute, quick on the draw, acutes, receptive, braining, bright, acutest, cannier, perceptive, cleverer, brainy, as sharp as a needle, acuter, astute, as fresh as paint, argute, apter, clever, brain, cutes, percipient, quick on the trigger.