Railways türkçesi Railways nedir

  • Demiryolu (ingiliz ingilizcesi).
  • Demiryolu.
  • Tren yolu.
  • Demiryolu taşımacılığı.
  • Banliyö hattı.

Railways ingilizcede ne demek, Railways nerede nasıl kullanılır?

Network of railways : Demiryolu ağı.

Railway accident : Demiryolu kazası.

Railway bill : Taşınan malın türü, miktarı, ambalajının biçimi, gönderenin ve alıcının isim ve adresleri gibi bilgilerin yer aldığı ve demiryolu taşımacılığında düzenlenen taşıma senedi. Yük senedi.

Railway bridge : Demiryolu. Köprüsü. Demiryolu köprüsü.

Railway car : Vagon.

Railway gauge : Demiryolu genişliği. Ray genişliği.

Railway clerk : Tren memuru.

Railway cutting : Demiryolu yarması.

Railway crossing : Eşdüzey demiryolu geçidi. Kontrolsüz demiryolu geçidi. Tren yolu geçidi. Tren geçidi.

Railway engine : Lokomotif.

İngilizce Railways Türkçe anlamı, Railways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Railways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Railroad line : Demiryolu hattı.

Tube : Yeraltı treni. Tüp. Radyo ışıtacı. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Alıcı ışıtacı. Boru. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Metro. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.).

 

Railroads : Demiryolları.

Ever : Bir kez. Giderek. Gitgide. Her zaman. Daima. Asla. Herhangi bir zamanda. Hep. Durmadan. Olabildiğince.

Railroad transportation : Demiryolu ile taşıma.

Funicular railway : Füniküler. Füniküler demiryolu. Kablo ile işleyen demiryolu. Kablolu tren.

Railler : Ray döşemek. Veryansın etmek. Ray. Parmaklıkla çevirmek. Parmaklık. Azarlamak. Tırabzan. Hırlamak. Sövüp saymak.

Metro : Metro (ingiliz ingilizcesi). Yeraltı treni. Ölçü. Metro. Büyük şehir veya başkent (hint ingilizcesi).

El : Yükseltilmiş raylar üzerinde giden tren. Yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu. Yükseltilmiş demiryolu.

Railways synonyms : elevated, railway line, e'er, rail crossing, railway traffic, monorail, elevated railroad, cog railway, overhead railway, subway system, elevated railway, cable railway, railway system, railway, underground, scenic railway, railroaded, rack railway, line, railroad, subway, rail, railway bridge, funicular.

Railways zıt anlamlı kelimeler, Railways kelime anlamı

Never : Taş çatlasa. Hiçbir zaman. Katiyen. Balık kavağa çıkınca. Hiçbir suretle. Hiçbir şekilde. Hiç. Asla. Daha da. Bir türlü.