Rains türkçesi Rains nedir

Rains ile ilgili cümleler

English: Even if it rains tomorrow, I'll go there.
Turkish: Yarın yağmur yağsa bile, oraya gideceğim.

English: After it rains the air is fresh.
Turkish: Yağmur yağdıktan sonra hava temizdir.

English: Come to pick me up if it rains tomorrow.
Turkish: Yarın yağmur yağarsa beni almaya gel.

English: A typhoon hit Tokyo on Wednesday with strong winds and heavy rains stopping public transportation.
Turkish: Bir tayfun kuvvetli rüzgarlarla ve toplu taşıma araçlarını durduran şiddetli yağmurlarla çarşamba günü Tokyo'yu vurdu.

English: Heavy rains fell for more than a day.
Turkish: Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.

Rains ingilizcede ne demek, Rains nerede nasıl kullanılır?

It never rains but it pours : Dertler üst üste gelir. Allah verince yağdırır. Felaketler hep üstüste gelir. Aksilikler hep üst üste gelir. Istıraplar artarda gelir. (sorun veya güzel şeyler) verdikçe veriyor. Dertler gelirse hep üst üste gelir.

When it rains it pours : Bir gelince hep beraber gelir. Problemlerin hepsi bir anda gelir. Bir yağdı mı sağanak yağar. Bir dert bin dert getirir. Sorunların hepsi birlikte gelir.

The rains : Tropikal ülkelerde yağmur mevsimi.

 

Rainstorm : Sağanak. Yağmur fırtınası.

Rainstorms : Sağanak. Yağmur fırtınası.

Birdbrains : Kafasız. Kuş beyinli. Kuş beyinli (argo terim). Sersem. Aptal.

Change trains : Aktarma yapmak.

Brainstem : Beyin kökü. (anatomi terimi) beynin sapa benzeyen ve beyni omuriliğe bağlayan alt kısmı. Beyin sapı. Beyinsapı.

Brains : Kafa. Akıl. Beyin. Zeka.

Brainstorm : Cinnet krizi. Aniden kafanın çalışmaması. Dahiyane buluş (col.). Parlak fikir. Sersemlik. Beyin fırtınası yapmak. Geçici delilik. Anı delilik. Ani parlak fikir.

İngilizce Rains Türkçe anlamı, Rains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Raining : Şakır şakır akmak. Yağmuruna tutmak. Yağmur yağmak. Yağma. Yağdırmak. Yağmurlu. Yağmak.

Snowfalls : Kar yağışı miktarı. Kabul etmemek. Kar yağışı. Yağış miktarı.

Cloudburst : Bulut patlaması. Sağanak yağış. Bulut yağmuru. Şiddetli yağmur. Ani bastıran yağmur. Sağanak. Ani bastıran şiddetli yağmur. Ani sağanak.

Spatter : Pıtırtı. Serpmek. Kirletmek. Çamur atmak. Serpinti. Lekelemek. Sıçramak. Sıçrayan şey. Sıçratmak. Damlatmak.

Mizzle : İnce ince yağmak. Çiseleme. Atıştırmak. Çiselemek.

Shower down : Sağanak yağmak.

Rainy season : Yağmurlu mevsim.

Pelter : Sağanak yağış.

Rain : Yağmur gibi yağdırmak. Çizik. Yağmur gibi boşanmak. Yağdırmak. Bereket. Coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (yağmur) yağmak. Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. Şakır şakır akmak.

 

Stream : Akıntı. Akım. Akıp gitmek. Akarsu. Dalgalanmak. Akmak. Çay. Sel gibi akmak. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Dalgalanmak (saç veya bayrak).

Rains synonyms : rain down, pitter patter, rain buckets, rain cats and dogs, downfalls, raindrop, deluge, pelt, drizzle, rainfalls, torrent, downfall, waterspout, snowing, precipitation, sprinkle, pour, rain shower, come down, snowfall, rainfall, fall, snow, patter, soaker, shower, the monsoons, precipitate, spit, rainstorm, downpour, monsoons, precipitations.

Rains zıt anlamlı kelimeler, Rains kelime anlamı

Saltwater : Tuzlu suda yaşayan. Deniz. Tuzlu su. Deniz suyuna ait. Tuzlu su (ile ilgili). Tuzlu suya ait. Tuzlu suya özgü.

Dry : Sek. Susamış. Susuz. Yavan. Çorak. Sütü kesilmek. Susatıcı. Kart. Kurumuş.